Gece yarısı ortaya çıkan bir belirti, milyonlarca insanı artık acil servisten önce telefon ekranına yönlendiriyor. Yapay zekâ destekli sohbet uygulamaları, sağlık sistemindeki aksaklıkların gölgesinde yeni bir “dijital danışman” rolü üstlenmiş durumda.
Artık internet kullanıcıları yalnızca bilgiye ulaşmak için değil, sağlıkla ilgili endişelerine yanıt bulmak için de yapay zekâya yöneliyor. OpenAI’ın paylaştığı son veriler, ChatGPT’nin sağlık alanında küresel ölçekte yeni bir alışkanlık yarattığını ortaya koyuyor.
Şirketin raporuna göre, her hafta milyarlarca mesaj alan ChatGPT’de sağlık temalı sorular dikkat çekici bir yoğunluğa ulaşmış durumda. Yaklaşık 800 milyon aktif kullanıcının 200 milyonu, haftada en az bir kez sağlıkla ilgili bir konuda yapay zekâya danışıyor. Günlük ölçekte bakıldığında ise bu sayı 40 milyonun üzerine çıkıyor.
DOKTORA GİTMEDEN ÖNCE YAPAY ZEKÂYA DANIŞMAK

Kullanıcıların yapay zekâyı bu denli yoğun tercih etmesinin arkasında, sağlık sistemlerinde yaşanan yapısal sorunlar yatıyor. Hastanelere erişimin zor olması, randevu sürelerinin uzaması ve artan maliyetler, özellikle büyük ülkelerde insanları alternatif çözümlere itiyor.
Araştırmalar, ChatGPT’nin en sık belirti kontrolü, tıbbi terimlerin sadeleştirilmesi ve ilk yönlendirme amacıyla kullanıldığını gösteriyor. Dikkat çekici bir diğer detay ise sağlıkla ilgili sohbetlerin büyük bölümünün kliniklerin kapalı olduğu gece saatlerinde gerçekleşmesi. Ayrıca en yakın hastaneye ulaşımı yarım saatten uzun süren bireylerin, yapay zekâya çok daha fazla başvurduğu belirtiliyor.
YANLIŞ TAVSİYE, GERÇEK SONUÇLAR

Yapay zekâ destekli sağlık bilgisi, önemli fırsatlar barındırsa da riskleri de beraberinde getiriyor. Diğer alanlarda yanlış bilgi üretimi eğlenceli ya da zararsız sonuçlar doğurabilirken, sağlık söz konusu olduğunda bu hatalar hayati sonuçlara yol açabiliyor.
Yakın dönemde yaşanan bir vakada, ChatGPT’nin önerdiği bir takviyeyi kullanan 60 yaşındaki bir hastanın bromür zehirlenmesi nedeniyle hastaneye kaldırılması, tartışmaları yeniden alevlendirdi. Uzmanlar, yapay zekânın mevcut hâliyle teşhis koyma veya tedavi önerme yetkinliğine sahip olmadığını, bu tür uygulamaların yalnızca destekleyici bilgi kaynağı olarak görülmesi gerektiğini vurguluyor.
DEVLETLER VE ŞİRKETLER YENİ BİR ÇERÇEVE ARAYIŞINDA

Yapay zekânın sağlık alanındaki hızlı ve denetimsiz yayılımı, yalnızca bireyleri değil, devletleri ve düzenleyici kurumları da harekete geçirmiş durumda. ABD’de Trump yönetimi, yapay zekâ destekli sağlık teknolojilerinin hasta bakımında kullanımı için özel sektörle iş birliğini artırmayı hedefleyen yeni bir girişim başlattı. Bu süreçte, farklı uygulamalar arasında tıbbi kayıtların paylaşılması da gündeme geldi.
OpenAI cephesi ise sağlık alanında kullanılacak yapay zekâ çözümleri için daha net ve sade bir yasal yol haritası talep ediyor. Şirket, önümüzdeki aylarda yapay zekânın tıbbi kullanımına yönelik kapsamlı bir denetim ve politika taslağı yayımlamaya hazırlanıyor.
YENİ SORU: KOLAYLIK MI, GÜVENLİK Mİ?

ChatGPT ve benzeri sistemler, sağlık bilgisine erişimi demokratikleştirirken aynı zamanda yeni etik ve hukuki soruları da beraberinde getiriyor. Yapay zekânın sunduğu hız ve erişilebilirlik, doktor-hasta ilişkisinin yerini alabilir mi, yoksa yalnızca tamamlayıcı bir rol mü üstlenmeli?
Görünen o ki, sağlık alanında asıl tartışma artık “yapay zekâ kullanılmalı mı?” sorusundan çok, “ne kadar ve hangi sınırlar içinde kullanılmalı?” noktasında yoğunlaşıyor.
Peki ya siz yapay zekanın sağlıkta yararlı olduğunu düşünüyor musunuz ? Fikirlerinizi yorumlar kısmında belirtmeyi unutmayın.
Daha fazla kültür-sanat içeriği için bizi sosyal medya adreslerimizden takip edin!
Instagram'da @siyahdergicom,
Twitter'da @siyahdergi
ve TikTok'ta @siyahdergicom ♥
İçerikleri URL ile kaynak gösterip kısmen kullanabilirsiniz. Aksi halde telif haklarımız bulunmaktadır.












Yorum yaz