“Tek Millet İki Devlet”ten tam entegrasyona… Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bütünleşme süreci hız kazanıyor.
Türkiye ve Azerbaycan, 2021’de imzalanan Şuşa Beyannamesi’nin ardından enerji, savunma, ticaret ve dijital alanlarda entegrasyonu hızla derinleştiriyor. Ticaret hacmi 8 milyar dolara ulaştı, 110 maddelik eylem planı devreye girdi, dijital imza sistemleri bile entegre edildi. Peki Türkiye ve Azerbaycan Birleşiyor mu?
TÜRKİYE VE AZERBAYCAN BİRLEŞİYOR MU?
İki ülke arasındaki ilişki, klasik “kardeş devlet” söyleminin çok ötesine geçmiş durumda. Her ne kadar Türkiye ve Azerbaycan birleşmese de, 15 Haziran 2021’de Şuşa’da Cumhurbaşkanları Erdoğan ve Aliyev tarafından imzalanan Şuşa Beyannamesi, “müttefiklik” ifadesini içeren ilk ikili belge olma özelliği taşıyor ve taraflar tüm önemli konularda uluslararası ile bölgesel kuruluşlarda birbirlerini tam desteklemeyi taahhüt etti.
Ancak bu belge, hukuki açıdan iki ayrı egemen devleti bir arada tutan bir müttefiklik çerçevesi sunuyor; fiziksel ya da siyasi bir birleşmeyi öngörmüyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Azerbaycan ile ilişkilerimizin kurumsallaşmış bir ekonomik ve siyasi entegrasyon modeline dönüşmesi için daha çok çalışacağız” ifadesi, ikili ilişkilerin hedefini ortaya koyuyor.
Dolayısıyla gündemdeki soru, tek çatı altında birleşme değil, iki ayrı devletin ne kadar derin bir entegrasyona ulaşabileceği.

TÜRKİYE VE AZERBAYCAN ARASINDAKİ EKONOMİK ENTEGRASYON
Ticari ilişkiler somut bir ivme kazandı. Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Aralık 2025’te Bakü’deki II. Türkiye-Azerbaycan Yatırım Forumu’nda ticaret hacminin 8 milyar dolara ulaştığını açıklayarak “Şuşa Beyannamesi ile kurulan müttefiklik ilişkisini ekonomik alanda tam entegrasyona dönüştürmeyi hedefliyoruz” dedi.
Serbest ticaret anlaşmasına yönelik teknik görüşmelerin de sürdüğünü belirtti. İki ülke lideri tarafından belirlenen 15 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi, ekonomik entegrasyonun ana rotasını çiziyor; Türkiye’nin Azerbaycan’daki yatırımı ise 18 milyar dolara ulaşmış durumda.
Aralık 2025’te Bakü’de gerçekleştirilen Karma Ekonomik Komisyon’un 12. toplantısında ise dijital dönüşüm, yapay zeka ve fintech alanlarını da kapsayan 110 maddelik Eylem Planı kabul edildi.
TÜRKİYE-AZERBAYCAN ENERJİ PROJESİ
Enerji, iki ülkenin bütünleşmesinin belkemiğini oluşturuyor. TANAP üzerinden taşınan doğalgaz miktarı 2024 itibarıyla 18 milyar metreküpü aşmış, bunun yüzde 35’i Türkiye üzerinden Avrupa pazarına yönlendirilmiştir.
Mart 2025’te Cumhurbaşkanı Aliyev’in Türkiye ziyaretinde Iğdır-Nahçıvan Doğalgaz Boru Hattı açıldı; Azerbaycan’ın özerk bölgesi Nahçıvan’ın enerji güvenliğini çeşitlendiren bu hat, Türkiye’nin Nahçıvan’a yönelik uzun süreli devlet politikasının somut bir adımı olarak değerlendiriliyor.
Nisan 2025’te ise Azerbaycan devlet elektrik şirketi Azerenerji ile Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) arasında elektrik işletme anlaşması imzalandı; bu anlaşma aynı zamanda Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye ve Bulgaristan arasındaki çok taraflı Yeşil Enerji Koridoru projesinin bir bileşeni olarak planlanıyor.
TÜRKİYE VE AZERBAYCAN ARASINDAKİ SAVUNMA ANLAŞMALARI
Askeri boyut, Şuşa Beyannamesi’nin en kritik sütunlarından biri olmayı sürdürüyor. Taraflar, herhangi birinin bağımsızlığına, egemenliğine veya toprak bütünlüğüne yönelik bir tehdit ya da saldırı durumunda ortak hareket etmeyi taahhüt etti; iki ordunun çalışabilirliğinin artırılması ve ortak askeri tatbikatlar da bu çerçevede sürdürülüyor.
Dijital alanda ise entegrasyon teknik altyapı düzeyine taşındı. Azerbaycan Dijital Kalkınma ve Ulaştırma Bakan Yardımcısı Memmedov, iki ülke arasında elektronik imzaların karşılıklı tanınması ve dijital belge dolaşımının entegrasyonunun teknik olarak tamamlandığını, tüm teknik testlerin sonuçlandığını ve sürecin tamamlanması için gerekli hukuki düzenlemeler üzerinde çalışmaların yürütüldüğünü açıkladı.

ZENGEZUR KORİDORU VE BÖLGESEL DENKLEM
İki ülkenin bütünleşmesini coğrafi düzeyde pekiştirecek en kritik proje, Zengezur Koridoru. Zengezur Koridoru yalnızca Azerbaycan’ın ana karası ile Nahçıvan’ı birleştiren bir altyapı hamlesi değil; Türkiye, Ermenistan ve Azerbaycan arasında çok taraflı bir ekonomik entegrasyon potansiyeli sunan stratejik bir eksen olarak değerlendiriliyor; 2026’da Ermenistan topraklarında inşa aşamasına geçmesi öngörülüyor.
Şuşa Beyannamesi, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin jeopolitik ağırlığını artıran bu dönüşümde Güney Kafkasya’nın çevresel bir bölgeden stratejik bir merkeze dönüşmesine zemin hazırladı; bu süreç Rusya, İran, ABD ve AB tarafından dikkatle izleniyor.
Sonuç olarak Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişki, “birleşme” kavramını değil, iki egemen devlet arasında uluslararası tarihte az rastlanan derinlikte bir entegrasyon modelini tanımlıyor.
Enerji hatlarından dijital altyapıya, savunma sanayiinden serbest ticaret müzakerelerine uzanan bu çok katmanlı yapı, her geçen yıl yeni bir kurumsal çerçeveye kavuşuyor.
Daha fazla kültür-sanat içeriği için bizi sosyal medya adreslerimizden takip edin!
Instagram'da @siyahdergicom,
Twitter'da @siyahdergi
ve TikTok'ta @siyahdergicom ♥
İçerikleri URL ile kaynak gösterip kısmen kullanabilirsiniz. Aksi halde telif haklarımız bulunmaktadır.












Yorum yaz