Kaçış Risalesi – Burak YILMAZ

KAÇIŞ RİSALESİ

Bir ses geliyor, nahoş bir ses, ta uzaklardan,
Bir sen yürüyorsun, lalettayin, kaçarak olacaklardan.
Yalnız bu sefer, hiç görmemiş gözle, bir kez,
Kurtar da günü, makus talihi şöyle bir ez.
Düşünüş davransın fiilinden daha müşedded,
Kalk da ayağa, gölgeni cisminle tutup reddet.
Tartar o zaman eski terazi, söyler “Bu ağırdır!”,
Haklı belki o gün haksızı hınçla bağırtır.
Bir dev ki, inanmaz, tüm varlığı bir kof,
Sen vecdle nefes al, eritir onu bir “hof”.
Olsun tüm sanrısı küfrün adihe bir lâyemût,
Sen cehdini sürdür, bil ki ölüm var, gidilen tek gaye mut!
Ezilir bir leş gibi kutsalı zulm ile yıkayanlar,
Gerilir şanlı bir ok, hedef, kalbine “ahbes” dolayanlar.
Bir nizam ki, öyle hor, ötelerden de habersiz,
Yürümek gibi hızla, hem karanlıkta hem fenersiz.
Yaşıyorsak, ki bilinmez yaşamak en derininden,
Bir yel ki götürür mehre, hem en serininden.
Sen de edersen arzu, hilkat sırrına ermek,
Bil ki, tüm veçhi bunun cehd ile ahbesi yermek.
Kâfi gelmez yermek cehd ile yalnız, öğret ki bilinsin,
Öğret ki süveyda kalpten koca bir hızla silinsin.
Gideni itti kaçış, kaçan fikr ile gidecek de…
İşini yaptı akıl, gayrı iş yalnız yürekte.
Kaçmak, yalnız düş ile, hem kendinden kaçaraktan,
Anlasana be hey dost, kaçmak hiss-i zahir açar aktan!

admin
admin

siyahdergi.com

Articles: 90

Leave a Reply