Sinema ve Dizi

Editör Seçkisi: Yılın Filmleri

Paylaş
Yılın Filmleri.
Yılın Filmleri.
Paylaş

2025’de kimi filmler salonları doldurdu, kimi festivallerde ayakta dakikalarca alkışlandı. Bu yıl içinde çıkan filmlerden favorilerimizi sizin için seçtik.

Sırasız bir şekilde:

1-Sinners

1932 Mississippi Delta’sında geçen filmin başrolünde Michael B. Jordan ikizleri canlandırıyor. Film Güney’de alkol yasağı döneminde geçen bir vampir korku hikayesini anlatıyor. Sorunlu hayatlarını geride bıraktan sonra, kardeşler yeni bir başlangıç yapmak adına memleketlerine geri dönerler ancak burada daha büyük bir sorunla karşılaşırlar. Siyahi müşterilere hizmet veren, blues çalan ve bolca alkol kullanılan mekana o gece vampirlerin girmesiyle olaylar iyice karışır. 

Sinners

2- One Battle After Another

Yılın en iddialı filmlerinden biri olan One Battle After Another’ın yönetmen koltuğunda Paul Thomas Anderson oturuyor. One Battle After Another, geçmişte radikal bir hareketin içinde yer almış bir adamın (Leonardo DiCaprio), yıllar sonra kızı üzerinden tekrar hedef haline gelmesiyle açılan; Anderson’un mizahı ve yüksek temposuyla giden bir aksiyon–gerilim / kara komedi karışımı. Siyasi şiddetin parçaladığı baskıcı bir toplumu komik bir şekilde ele alan film, Altın Küre adaylıklarında 9 adaylıkla zirveye oynadı.

One Battle After Another

3- Frankenstein

Mary Shelley’in ölümsüz eseri Frankenstein neredeyse 100 yıldır sinemada uyarlanıyor. Guillermo del Toro ise bu esere farklı bir yorum katmış. Film, bir bilim insanının canavarca bir deneyle bir yaratığı hayata geçirmesini ve bunun sonucunda hem kendisine hem de yaratığa verdiği zararı anlatıyor. Klasik korkudan ziyade gotik drama olarak önümüze gelen film, Netflix’te çok büyük bir açılış yaptı. Kadrosu ve oyunculuklarla adından söz ettiren Frankenstein, kesinlikle bu yıla damga vuran yapımlardan biri.

Frankenstein

4- Sentimental Value

Film, uzun süre ayrı düşmüş bir aileyi ve özellikle bir baba ile iki kızının arasındaki kırılgan ilişkiyi merkeze alıyor. Başrollerinde Renate Reinsve, Stellan Skarsgard ve Elle Fanning’i barındıran film, hissettirdikleri ile izleyenlerin kalbinde yerini buldu. Ebeveyn ve çocuk ilişkisinde yaşanan keşkelerle hüzün ve şefkat arasında bir yerde yer alıyor. Psikolojik çözümlemeleri filmlerinde başarıyla kullanan Joachim Trier, bu yıl da adından sıkça söz ettiren bir filmi seyirciyle buluşturdu.

Sentimental Value

5- Sorry, Baby

Film, merkezinde erkezinde genç bir üniversite öğrencisinin yaşadığı travmadan sonra gündelik hayata nasıl tutunduğu konusunu işliyor. Ancak Eva Victor bu dozu öyle ustalıkla ayarlamış ki filmi izlerken kimi sahnelerde gülüyor, kimi sahnelerde üzülüyor, kimi sahnelerde ise tedirgin oluyorsunuz. Yönetmeni Eva Victor’un ilk uzun metraj yönetmenliğini yaptığı film, benim bu yıl içerisinde en beğendiğim film oldu.

Sorry, Baby

6- The Secret Agent

The Secret Agent, politik baskının gündelik hayata sindiği bir ülkede, geçmişiyle bağını koparmaya çalışan bir adamın hikâyesini takip ediyor. Ana karakter, görünürde sıradan bir yaşam sürmeye çalışsa da içinde bulunduğu ortam, onu sürekli saklanma ve tetikte olma haline itiyor. Film, bir “kaçış” anlatısı gibi ilerlerken aslında asıl gerilimini, karakterin üzerindeki görünmez baskıdan alıyor. Wagner Moura’nın oyunculuğunun övüldüğü film, bu senenin en iyi filmleri arasında yer alıyor.

The Secret Agent

7- Bugonia

Yorgos Lanthimos’un karanlık mizahı ve klasik rahatsız edici insan davranışı merakıyla anlattığı film gerilim-kara komedi kategorisinde yer alıyor. Konusu, komplo teorilerine saplantılı iki gencin, dev bir şirketin güçlü CEO’su Michelle’ı kaçırmasıyla başlıyor. İkili, bu kadının aslında insan kılığına girmiş bir uzaylı olduğuna ve dünyayı yok edeceğine inanıyor. 2003 Güney Kore yapımı Save the Green Planet!’in uyarlaması olan film izlenebilir bir hikaye sunuyor.

Bugonia

8- The Ugly Stepsister

Hepimizin bildiği Cinderalla (Külkedisi) masalını bu sefer ‘’kötü üvey kardeş’’ üzerinden anlatan film, filmin beğenilip beğenilmemesinden bağımsız olarak çok farklı bir noktaya değinmiş oldu. Cindirella’nın üvey kardeşi Elvira yıllar boyu çirkin damgası yemiş ve annesi tarafından sürekli belirli güzellik standartlarına uydurulmak zorunda kalmıştır. Ancak bu güzelleşme fikri, filmde tam anlamıyla bir beden projesine çevriliyor. Kadınların bu güzellik rejimini birbirine uygulaması ve bu sistemin içselleştirilmesine mesaj veren film, izleyicisine çok farklı duygular yaşatıyor.

The Ugly Stepsister

9- No Other Choice

Park Chan-wook’un yönetmenliğini yaptığı ve Lee Byung-Hun’un başrolünde oynadığı yapım, bize dışarıdan bakınca “düzenli” görünen bir aile babasının hayatının, bir anda işini kaybetmesiyle nasıl parçalandığını izletiyor. Bir anda işsiz kalan ana karakterimiz, hem ekonomik hem de psikolojik olarak köşeye sıkışıyor. Bu sıkışmışlık içinde karakter, “iş bulmak” için akıl almaz bir plan kuruyor: yeni bir iş kapısını aralamak adına, rakip olarak gördüğü insanları tek tek devre dışı bırakmayı planlıyor. Park Chan-wook bu filmi sadece gerilim tonunda değil kara mizahla da harmanlamış. Önceki filmlerinden tarzına alışkın olduğumuz yönetmen film boyunca seyirciyi her sahnede heyecanlandırmayı başarıyor. Bu senenin en iyi işlerinden biri olduğunu söyleyebilirim.

No Other Choice

10- Marty Supreme

Merkezde, 1950’ler Amerika’sında geçen hikayede, olağanüstü yeteneğiyle sivrilen ama aynı ölçüde kontrolsüz bir masa tenisi oyuncusu olan Marty’i anlatıyor. Film, Marty’nin yükselişini “başarı hikayesi” gibi anlatmaktan ziyade, yetenekle birlikte ego ve takıntının insanı nasıl şekillendirdiği üzerinde duruyor. Bu film de izleyicisini sürekli bir gerilim alanında tutuyor.

Marty Supreme

11- Blue Moon

Tek bir akşam ve tek bir mekanda geçen bu hikaye, ünlü söz yazarı Lorenz Hart’ın mekanda geçen sohbetlerine ve karşılaşmalarına odaklanıyor. Hikaye, yaratıcı bir insanın hem sanatsal üretimiyle hem de kendi kırılganlığıyla baş etmeye çalışmasını izliyor. O kırılganlığı başarıyla bize yansıtan Ethan Hawke, oyunculuğu ile filme damga vurmuştu.

Blue Moon

12- Hamnet

Film, Shakespeare’in ve eşi Agnes’ın oğlunun ölümünden sonra yaşadığı yas sürecini anlatıyor. Özellikle eşinin gözünden izlediğimiz film, bu kaybın aile ilişkisini nasıl değiştirdiğine odaklanır. Eleştirmenler tarafından bolca övgü alan film, bu senenin en iyi yapımlarından biri olarak gösteriliyor.

Hamnet

Sizin bu yıl en beğendiğiniz film ne oldu? Yorumlarda buluşalım.

Daha fazla kültür-sanat içeriği için bizi sosyal medya adreslerimizden takip edin! Instagram'da @siyahdergicom, Twitter'da @siyahdergi ve TikTok'ta @siyahdergicom

İçerikleri URL ile kaynak gösterip kısmen kullanabilirsiniz. Aksi halde telif haklarımız bulunmaktadır.

Paylaş
Yazar:
Dilan Emira Aslan -

Dilan Emira, İstanbul Üniversitesi Felsefe mezunu olmasının dışında aktif olarak tiyatro ile ilgileniyor. Sinema ve sanata duyduğu ilgiyi yazılarına taşımaktan keyif alıyor.

1 Yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili içerikler
Critics Choice.
Sinema ve Dizi

Critics Choice Ödül Töreninde Ödüller Sahiplerini Buldu

31. Kez düzenlenen Critics Choice Ödül Töreninde ödüller sahiplerini buldu. SINNERS VE...

Stranger Things
Sinema ve Dizi

Çocukluğumuzun Dizisi Stranger Things Ekranlara Veda Etti

15 Temmuz 2016’da ilk bölümü ile Netflix’te yayınlanan Stranger Things, 1 Ocak...

Yılın Dizileri.
Sinema ve Dizi

Editör Seçkisi: Yılın Dizileri

2025’i ardımızda bırakırken bu sene yeni çıkan veya yeni sezonlarıyla geri dönen...

Cem Yılmaz'ın yeni gösterisi.
Sinema ve Dizi

Cem Yılmaz’ın Yeni Gösterisi CMXXIV Netflix’te Yayınlandı

Türk komedisinin dev ismi Cem Yılmaz’ın merakla beklenen yeni stand-up gösterisi CMXXIV,...