FelsefeHaberler

Bilişsel Davranışçı Terapinin Kökeni Antik Stoacılık Felsefesine Dayanıyor

Paylaş
Bilişsel Davranışçı Terapinin Kökeni: Stoacılık
Paylaş

Kadim bilginin modern tekniklerle buluşması, Bilişsel Davranışçı Terapi tekniğini özel kılıyor ve günümüzde oldukça popüler yapıyor.

Felsefeden bilime ince bir geçiş yapan Bilişsel Davranışçı Terapi, oldukça basit teknikler içeriyor ve uygulama prensibi tamamen sonuç odaklı ilerliyor. Freud’un psikoanaliz tekniklerindeki gibi yoğun bir şekilde bilinçaltı ve geçmişin incelenmesi yerine mevcut duruma odaklanıp geleceğe yönelik basit ama etkili değişikliklerle duyguların kontrolü sağlanıyor.

GÜNÜMÜZÜN EN ETKİLİ TERAPİSİ: BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ

Bilişsel Davranışçı Terapi

Bilimsel temeller üzerine kurulan Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) pek çok psikiyatrik hastalığın tedavisinde etkili bir şekilde kullanılıyor. BDT’ye göre olayları algılama biçimimizi tamamen bizim duygusal tepkilerimiz belirler. Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler Derneği’nin tanımladığı gibi “olayları olduğu gibi değil olduğumuz gibi görürüz.” 

Kişinin olaylara verdiği duygusal tepkiler onun düşünce sistemini etkiler ve düşünce sistemi de eylemlerin oluşmasında rol alır. BDT sayesinde kişi, kendisine sıkıntı veren düşünceleri saptar ve bu düşüncelerin sadece kendi duygusal gerçekliğini öznel bir şekilde yansıttığının farkına varır. Ardından olumsuz düşünceleri içinde bulunan gerçekliğe daha uygun bir şekilde değerlendirmeye başlayarak kişisel yargılarının negatif etkisini minimize eder.

BDT’NİN ALTINDA YATAN FELSEFE: STOACILIK VE TARİHİ

Stoacılık

Stoacılık felsefesinin temeli 2000 yıl öncesinin Antik Yunan medeniyetine dayanıyor. İlk Stoacılık okulu M.Ö. 300 yılında Kıbrıslı Zenon tarafından kuruluyor. Boya ticareti yaparken gemisinin batması sonucu hayatı sorgulamaya başlayan Zenon, modern insanın hayat yolculuğuna da ışık tutuyor. 

Soyut fikirler yerine pratik uygulamaları temel alan Stoacılık felsefesi tarih boyunca filozof hükümdar Marcus Aurelius ve ünlü düşünür Seneca başta olmak üzere pek çok fikir insanını derinden etkiledi. 

Helenistik dönemin en önemli düşünce prensiplerinden biri olan Stoacılık; erken, orta ve geç stoa olmak üzere çeşitli dönüşümlerden geçerek modern şeklini alıyor. 

“Eğer bir dış etken sizi üzerse, duyduğunuz acı o şeyin kendisinden değil, sizin ona verdiğiniz değerden geliyordur, onu da her an ortadan kaldırma gücünüz vardır.”

-Marcus Aurelius

“Erdeme, yanılgılarımıza savaş ilan ettiğimiz zaman erişebiliriz.”  

-Seneca

STOACILIK FELSEFESİNİN TEMEL PRENSİPLERİ

Stoacılık felsefesine göre iyi bir yaşamın sırrı erdemli olmaktan geçiyor. Asıl erdemin ise bilgelik olduğu vurgulanıyor. Bilge bir insana göre mutluluk dış faktörlere bağlı değil, kendi içsel erdemli davranışlarına bağlıdır. 

Stoacılık felsefesi duyguları işlevine göre ikiye ayırıyor: Pozitif ve Negatif duygular. Nefret ve kıskançlık gibi negatif duygular mantıksız davranışlara sebep olduğu için yerlerinin erdemle doldurulup işlevsel hale gelmesi amaçlanıyor. 

Hayat kontrol edebildiğimiz ve kontrol edemediğimiz olaylar olarak ikiye ayrılıyor. Kontrol edebildiğimiz olaylar için endişe duymaya gerek yok çünkü zaten o olayı değiştirebilmek bizim elimizde. Kontrol edemediğimiz olaylar için de endişe duymaya gerek yok çünkü o olayın başarısızlığının bizim erdemli karakterimizle bir bağlantısı yok. 

Yani kontrol edemediğimiz olaylardan dolayı yaşadığımız başarısızlık bizim karakterimizi tanımlayan bir olgu değil. Duygulara rasyonel yaklaşan bu pratiğe “Kontrol İkilemi” deniyor. Felsefenin uygulamalı pratiğe dönüştüğü Stoacılık, Amerikan psikiyatrist Dr. Albert Ellis ve Dr. Aaron Beck’in Bilişsel Davranışçı Terapi tekniğini kurması için ilham kaynağı oluyor. 

 

 

Paylaş
Yazar:
Pınar Üner -

Pınar Üner Bilkent Üniversitesinde İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi. Tarih, sanat, arkeoloji ve felsefeye büyük ilgi duyuyor. "Public Humanities" alanını önemsiyor ve okuduğu akademik makaleleri popüler kültürle harmanlayıp günlük hayata sunmayı seviyor.

Yorum yaz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili içerikler
HaberlerKültür ve Sanat

Dünyanın İlk Güzellik Yarışması Kaz Dağlarında Yapıldı

Mitolojide İda- Kaz Dağlarında geçtiğine inanılan “Üç Güzeller Yarışması” adeta kelebek etkisinin...

HaberlerKültür ve Sanat

Mäda Primavesi: Gustav Klimt’in Bağımsız 9 Yaşındaki Kızı Resmedişi

1912’de Gustav Klimt 12 yaşındaki Mäda Primavesi’yi kendisine özgü tarzıyla resmetti. 1903...

BilimHaberler

Faucault Sarkacı: Dünya Kendi Ekseninde Dönüyor

Fransız Fizikçi Leon Faucault tarafından icat edilen devasa sarkaç, Dünya’nın kendi ekseninde...

HaberlerKültür ve Sanat

İngiltere’de Düzenlenecek Olan Jane Austen Festivali Eylül 2026’da Gerçekleşecek

Her yıl İngiltere’nin tarihi dokusu korunmuş Bath şehrinde düzenlenen Jane Austen Festivali,...

Siyah Dergi, 2020’den beri gençlerle iş birliği yaparak deneyimlerini zenginleştiriyor ve gençlerin kendilerini ifade etmelerine olanak tanıyan bir platform olmaktan gurur duyuyor.

İletişimde kalalım

İçeriklerimize anında ulaşmak için haber bültenine üye olun!

    İçerikleri URL ile kaynak gösterip kısmen kullanabilirsiniz. Aksi halde telif haklarımız bulunmaktadır. ♥ siyahdergi.com 2020-2025 ©

    Tarih Pazartesi , 20 Temmuz 2026