EdebiyatHaberler

Wilfred Owen: Şair Bir İngiliz Askerinin Gözünden 1. Dünya Savaşı

Paylaş
Wifred Owen
Paylaş

1. Dünya Savaşının en büyük seslerinden olan ve yaşarken sadece 4 şiiri yayınlanmış olan Wilfred Owen, savaşın yıkımlarını milliyetçi kimliğinden sıyrılarak anlatıyor. Bir askerin gözünden okuduğumuz şiirleri sayesinde savaşa birinci elden tanıklık etmemizi sağlıyor…

Her zaman edebiyata, özellikle şiire, ilgi duyan Wilfred Owen’in ilk yazdığı şiirler tabiat temalıydı ve çoğu çevre tarafından başarısız görülüyordu. Savaş zamanı cephede yazdığı şiirler ise içerdiği yaşanmışlık sebebiyle özel ve çarpıcıydı. Owen şiirlerinde savaşın yarattığı zalim ortamı bütün insanlığın yüzüne vurdu ve henüz savaş bitmeden cephede şehit olarak hayata gözlerini yumdu.

SAVAŞTAN ÖNCE WILFRED OWEN’İN HAYATI NASILDI?

Wilfred Owen- İngiliz Şair

Hayatı boyunca hep şair olmak isteyen Wifred Owen, gerçek sesini ancak 1917’de duyurabildi. O zamana kadar tanınmayan bir kimliğe sahipti.  Bordeaux ve Bagnères-de-Bigorre’de İngilizce öğretmenliği yaparken kafiye dizileriyle aşina oldu ve bu aşinalık onun şiirlerinin kimliğini oluşturdu.

Owen’in erken dönem hayatı da edebiyat ile iç içeydi, John Keats ve Charles Dickens gibi isimlerden oldukça etkilendi. 1. Dünya Savaşındaki kişisel hayat tecrübelerini içeren şiirleri İngiliz Edebiyatının Modernizm dönemine de öncü oldu.

Fransa’da yaşadığı dönem aktif olarak yazmaya başlayan Owen, “Minor Poems—in Minor Keys—by a Minor” isimli bir şiir kitabı çıkardı fakat bu kitap hiçbir zaman yayınlanmadı. John Keats’in oldukça etkisi altında kalmıştı ve şiirleri adeta onunkilerin kopyası gibiydi.

WILFRED OWEN’İN 1. DÜNYA SAVAŞINDA YAŞADIKLARI

Wilfred-Owen-Memorial Statue

1915 yılında Wilfred Owen, İngiliz ordusuna alındı ve o sene siperlerde savaşmak için Fransa’ya gönderildi. 1917 yılında, savaşta olduğu ilk altı ay boyunca, birliği gaz ile zehirlendi ve karlı havada soğuğa dayanarak uyumak zorunda kaldı.

Bir şair olarak siper savaşından çok etkilenen Owen, şiirlerinde savaşın zalimliğini bu sebeple eleştiriyor. Savaş zamanı “Shell-Shock” yani “Savaş Şoku” da yaşayan Owen Ateşkes Gününden 1 hafta önce şehit olur.

Savaşın acılarını birinci elden taşıyan şiirler sadece edebi bir eser değil aynı zamanda tarihi bir belge niteliğinde. Acının yarattığı kırıkların arasından sızan kelimeler bitap düşmüş bedenlerdeki yüreklerin sesi oluyor ve tüm insanlığa savaşın acımasızlığını hatırlatıyor.

KADER MAHKUMU GENÇLİK MARŞI ŞİİRİ İNCELEMESİ

Sığırlar gibi ölenler için çalınan çanlar hangileri?

Yalnızca hayvani öfkesi topların.

Yalnızca takırdayan tüfeklerin hızlı çıngırağı

Okuyabilir onların aceleci dualarını.

Artık onlara yapılacak bir şaka yok; ne dua, ne çan;

Ne de ağıt sesi korolardan başka, –

İnleyen topların tiz ve çılgın korolarından;

Ve hüzünlü sancaklardan çalınan borazanlardan.

Bütün bunları hızlandıracak hangi mumlar taşınabilir?

Delikanlıların ellerinde olmasa da gözlerinde

Parlayacak vedaların kutsal parıltıları.

Genç kızların solgun yüzleri olacak tabut örtüleri;

Sabırlı zihinlerin nezaketi olacak çiçekleri,

Ve perdelerinin inişi olacak her yavaş günbatımı.

Tamer Gülbek Çevirisi: Orijinal İsim: Anthem For The Doomed Youth

Şiir, insanların savaşta insanlık dışı bir şekilde adeta “sığırlar” gibi öldüklerini dile getiriyor. Çiftlik hayvanları gibi askerlerin sadece kendi ölümleri için yetiştirildiğini eleştiriyor. Ölen canları kahramanca kutsamak yerine Owen, bu askerlerin sadece savaşın acı bir bedeli olduğunu vurguluyor.

Bir İngiliz olarak savaşın anlamsızlığını vurgulayan Owen, İngiltere’nin savaş için yaptığı propagandaları da eleştiriyor. Savaş çağrısının ve ardından duyulan çan seslerin sadece geçici bir teselli olduğunu vurguluyor.

“Delikanlıların ellerinde olmasa da gözlerinde / Parlayacak vedaların kutsal parıltıları.” Bu dizelerde parıltı ile kast edilen veda gözyaşları. Savaşın ilerisinden ziyade geride bıraktıklarına odaklanan Owen belki de bu sebeple İngiliz Savaş Edebiyatının yeri sarsılmaz isimlerinden birisi olmayı başarıyor.

  1. Dünya Savaşı ve Wilfred Owen ile ilgili aşağıdaki belgeseli izleyebilirsiniz…

Daha fazla kültür-sanat içeriği için bizi sosyal medya adreslerimizden takip edin! Instagram'da @siyahdergicom, Twitter'da @siyahdergi ve TikTok'ta @siyahdergicom

İçerikleri URL ile kaynak gösterip kısmen kullanabilirsiniz. Aksi halde telif haklarımız bulunmaktadır.

Paylaş
Yazar:
Pınar Üner -

Pınar Üner Bilkent Üniversitesinde İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi. Tarih, sanat, arkeoloji ve felsefeye büyük ilgi duyuyor. "Public Humanities" alanını önemsiyor ve okuduğu akademik makaleleri popüler kültürle harmanlayıp günlük hayata sunmayı seviyor.

Yorum yaz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili içerikler
HaberlerKültür ve Sanat

Dünyanın İlk Güzellik Yarışması Kaz Dağlarında Yapıldı

Mitolojide İda- Kaz Dağlarında geçtiğine inanılan “Üç Güzeller Yarışması” adeta kelebek etkisinin...

HaberlerKültür ve Sanat

Mäda Primavesi: Gustav Klimt’in Bağımsız 9 Yaşındaki Kızı Resmedişi

1912’de Gustav Klimt 12 yaşındaki Mäda Primavesi’yi kendisine özgü tarzıyla resmetti. 1903...

BilimHaberler

Faucault Sarkacı: Dünya Kendi Ekseninde Dönüyor

Fransız Fizikçi Leon Faucault tarafından icat edilen devasa sarkaç, Dünya’nın kendi ekseninde...

HaberlerKültür ve Sanat

İngiltere’de Düzenlenecek Olan Jane Austen Festivali Eylül 2026’da Gerçekleşecek

Her yıl İngiltere’nin tarihi dokusu korunmuş Bath şehrinde düzenlenen Jane Austen Festivali,...

Siyah Dergi, 2020’den beri gençlerle iş birliği yaparak deneyimlerini zenginleştiriyor ve gençlerin kendilerini ifade etmelerine olanak tanıyan bir platform olmaktan gurur duyuyor.

İletişimde kalalım

İçeriklerimize anında ulaşmak için haber bültenine üye olun!

    İçerikleri URL ile kaynak gösterip kısmen kullanabilirsiniz. Aksi halde telif haklarımız bulunmaktadır. ♥ siyahdergi.com 2020-2025 ©

    Tarih Pazar , 26 Temmuz 2026