İngiliz besteci Gustav Holst yaşadığı dönemden son derece etkilenerek eserlerini kaleme aldı ve adeta bu dönemi notalara hapsetti.
Oluşturduğu ezgiler, kendi karakter oluşumundan izler ve İngiliz tarihinden kesitler barındırmasıyla dikkat çekiyor. Böylece her bir ritmin ve melodinin ardında çok yönlü bir tahlil yatıyor.
20. YÜZYIL BESTECİLERİNDEN GUSTAV HOLST’UN HAYATI

Gustav Holst 21 Eylül 1874’te İngiltere’nin Cheltenham şehrinde dünyaya geldi. İlk müzik eğitimini ailesinden aldıktan sonra Kraliyet Müzik Okulunda eğitim gördü ve henüz 20 yaşındayken ilk bestesini çıkardı.
St. Paul Kız Okulu başta olmak üzere pek çok müzik okulunda hoca olarak görev aldı. Holst’un hayatının her alanında müzik baskındı ve onun için bu tutku hayatı anlamlandırma biçimiydi. Tam da bu sebeple müzikten aldığı ilham hayatın içinden geliyordu ve etkilendiği fikri hayatı profesyonel kariyerine yön verdi.
Besteleri tek bir müzik türüyle sınırlı değildi; orkestra, askeri bandolar, tiyatro oyunları, vokal, koro, oda müziği, solo piyano gibi birçok farklı alanda adından söz ettirmeyi başardı.
Notalardan çıkan seslerin ardındaki orantısal dizimi de önemsediği için başta “GEZEGENLER” bestesi olmak üzere ortaya çıkardığı kompozisyonların ardında analitik mantıkla temellendirilmiş bir felsefe yatıyor. Bu yönüyle bestelerinin kendine has bir gizemi de oluşuyor.
GEZEGENLER SUİTİNİN ALTINDA YATAN İLHAM

Gustav Holst 19. Yüzyılda hakim olan “Modernizm” anlayışıyla bestelerini icra etti fakat olduğu gibi akımı kabul etmek yerine kendi düşünsel dinamikleriyle yeniden tanımlamayı tercih etti. Ona göre modernizm sadece yeni deneyime açık olan ve geçmiş ile bağını koparmış bir ekol değildi.
Tam tersine Gustav Holst’a göre Modernizm egzotik ögeler içeren, Antik dünyanın düşüncesiyle harmanlanmış ve spiritüel ögeler barındıran bir düşünce yapısını oluşturuyor. Yani geçmişi tümüyle reddetmek yerine geçmişten gelen düşünce birikimini çağın getirileriyle harmanlayarak sunmayı içeriyor.
Gustav Holst’un yaşadığı zamanda İngiliz Halk şarkıları, Madrigal şarkıcıları ve Tudor dönemi müzikleri yeniden ilgi görmeye başlıyor. Bunun sebebi ise 19. Yüzyıl’da Büyük Britanya’nın öncülük ettiği sömürgecilik faaliyetleri kapsamında İngiliz sanatında “Egzotizm” akımına duyulan ilgiydi.
Gezegenler Süiti toplamda 7 bölümden oluşur: 1-Mars-Savaş Getiren, 2-Venüs-Barışı Getiren, 3-Merkür-Kanatlı Ulak, 4-Jüpiter-Neşeyi Getiren, 5-Satürn-Yaşlılığı Getiren, 6-Uranüs-Büyücü, 7-Neptün-Gizemli.
Gustav Hoslt’un astrolojiye olan ilgisi Raphael takma isimli bir astroloğun “Dünya Astrolojisi” isimli kitabını okuduktan sonra oluşmaya başladı. Oldukça fazla etkilenen Holst, astrolojik doğum haritasındaki gezegenlerin etkilerine uygun bir ses dizimi meydana getirmek için çeşitli meditasyonlara başladı. Günün sonunda ise “Gezegenler Süiti” meydana geldi.
Oldukça sıradışı bir ilham kaynağına dayanan bu kompozisyon dinleyicilerine sanatın amacını da sorgulatıyor. Sanat sadece estetik zevkler için mi var oluyor? Yoksa sanat eserinin altında bir felsefe mi yatıyor? Ya da sadece sanat eseri oluşturulduğu dönemin izlerini taşıyan bir tarihi belge işlevi mi görüyor?
Bu içeriğin yazılmasında yararlanılan makale aşağıda belirtilmiştir:
Aşağıdaki videodan Gezegenler Süitinin tamamını dinleyebilirsiniz…












Yorum yaz