1912’de Gustav Klimt 12 yaşındaki Mäda Primavesi’yi kendisine özgü tarzıyla resmetti. 1903 doğumlu olan kız, Eugenia ve Otto Primavesi’nin kızıydı. Ailesi Wiener Werkstätte olarak bilinen bir sanatçı topluluğuna üyeydi ve bu topluluk için salonlarda resmi toplantılar düzenliyordu. Dolayısıyla Gustav Klimt’in de hayranıydılar…
Daha önce hiç çocuk portresi çalışmamış Gustav Klimt için Mäda Primavesi’yi resmetmek ilk etapta zorlayıcıydı. İlk etapta Mäda’yı sandalyenin üstünde veya yaramaz bir şekilde yaslanırken çizdi. Resmin son dokunuşundaysa Mäda sanatçıya doğrudan bakıyor ve diğer yetişkin portrelerden farklı olarak özgüvenli duruyor.
ÜNLÜ RESSAM GUSTAV KLIMT KİMDİR?

Avusturyalı doğumlu olan Gustav Klimt sembolisizm akımını benimseyen sanatçılar arasında yer alıyor. 1862’de dünyaya gelen Klimt, 7 çocucuğun ikincisidir. Maddi sıkıntılar yaşayan ailesi sebebiyle Klimt2in çocukluğu fakirlik ile geçti.
Sıradan bir okula başlayan Klimt’in resim yeteneği dikkat çekiciydi. Bu sayede şimdiki adıyla Viyana Uygulamalı Sanatlar Üniversitesine kabul edildi. Bu üniversitede duvar ve tavan resimleri yaparak kariyerine başlayan Klimt, Japon ve Bizans sanatı olmak üzere pek çok sanatçıdan etkilendi.
Etkilendiği akımları ve teknikleri ise çok yönlü bir şekilde kendi özgün yorumuyla sentez edebildi ve eşi benzeri görülmemiş tabloları bütün insanlığa miras bıraktı.
İki kardeşi ve arkadaşı Franz Matsch ile birlikte 1880 yılında “Sanatçılar Şirketi” adını verdikleri bir oluşum kurdular ve oldukça fazla sayıda sipariş aldılar.
Eserlerinde çoğu zaman gizemli kadın portrelerini resmeden Klimt, özellikle altın ışıltılı süslemeleri ve büyüleyici renk darbeleriyle ünlü bir ressamdı.
Bazı resimlerinde gerçekten saf altın kullanan Klimt’in tablolarının bir kısmı 2. Dünya Savaşı zamanı Naziler tarafından tahrip edildi.
GUSTAV KLIMT’İN ETKİLENDİĞİ SEMBOLİZM AKIMI

Klimt’in resimlerinin çoğu derin semboller içerir ve bu anlamda alegoriktir. Çok çeşitli imgeler kullanarak yüzeyselin ötesinde bir fikri yansıtmaya çalışan Klimt, insanları görünen ardındaki gerçekle buluşturmayı amaçlar.
Klimt’in eserlerinde kullandığı en ünlü sembol “Hayat Ağacı”dır. Ağacın dalları yaşamın eski köklerini simgeler. Üçgenler ise Japon kültüründe eril ve dişil enerjinin sembolü olarak karşımıza çıkar. Aynı zamanda eser Sigmund Freud’un psikanaliz kuramıyla da ilişkilendirilebilir.
Klimt’e göre Hayat Ağacı doğan büyüyen ve ölen yani toprağa geri dönen nihai determinizmi simgeler. Resmedilen ağacın kıvrımlarında ve sembollerin ardında hayat felsefesinin izleri görülür.
MÄDA PRİMAVESİ TABLOSU İNCELEMESİ: GÖRÜNENİN ARDINDAKİ İZLER

Resmetmeden önce çokça farklı poz deneyen Klimt en sonunda Mada‘nın ayakta dik durduğu poziyonunda karar kılar. Zorlayıcı ve direkt bakışların ardında ise küçük kızın güçlü karakteri açığa çıkar. Böylece günümüz insanına oldukça sıradan gelen fakat dönemin geleneksel anlayışına aykırı bir şekilde cesaret odaklı bir çocuk portresi ortaya çıkar.
Mor rengin baskın olduğu resim ise insanları küçük kızın kendi dünyasına davet eder. Kızın üstünde durduğu halı ise oldukça modern tonlarda resmedilir. Resmin kenarında duran köpek imgesi ise Klimt’in ilham aldığı Asya esintisini gözler önüne serer.
Kız çocuğuna özgü neşeyi de yansıtmayı ihmal etmeyen Klimt, günümüzde adından en çok söz ettiren ressamlardan biri olarak modernizm akımının kurucularından sayılıyor.
Daha fazla kültür-sanat içeriği için bizi sosyal medya adreslerimizden takip edin!
Instagram'da @siyahdergicom,
Twitter'da @siyahdergi
ve TikTok'ta @siyahdergicom ♥
İçerikleri URL ile kaynak gösterip kısmen kullanabilirsiniz. Aksi halde telif haklarımız bulunmaktadır.












Yorum yaz