Laurie Spiegel’in 1986 yılında yarattığı ve bugün 40. yılında modern sistemlere geri dönen Music Mouse, teknolojinin insanın yerini almak için değil yaratma dürtüsünü serbest bırakmak için bir araç olduğunun kanıtı niteliğinde.
Bugün AI ile müzik üretimi konuşulurken çoğu kişi her şeyi algoritma, LLM, text-to-music torbasında birleştiriyor. Oysa elektronik müziğin öncülerinden Laurie Spiegel, 1986’da geliştirdiği Music Mouse’u hatırlatarak aradaki o ince ama hayati ayrımı vurguluyor. Çünkü Music Mouse ile bugün “sen promptunu yaz, AI şarkıyı çıkarsın” mantığı kesinlikle aynı şey değil.
LAURIE SPIEGEL KİMDİR?
Laurie Spiegel sadece bir besteci değil, aynı zamanda bir kod yazarı. 1970’lerde efsanevi Bell Laboratuvarları’nda dijital sentezleme üzerine çalıştı. Hatta bestesi “Harmony of the Worlds”, 1977’de fırlatılan Voyager uzay aracındaki altın plağa seçild. Spiegel’in asıl amacı, müziği o akademik ve seçkinci kulelerden indirip herkesin kendi odasında çalabileceği samimi bir şeye dönüştürmekti.
MUSIC MOUSE BİR AI DEĞİL ENSTRÜMAN
1986’da ilk Mac ve Atari bilgisayarlar için çıkan Music Mouse, Spiegel’in deyimiyle bir akıllı enstrüman. Bilgisayar faresini bir XY düzlemi üzerinde hareket ettirerek notaları belirlediğiniz bir sistem bu. Music Mouse kendi kendine müzik üretmiyor; siz fareyi hareket ettiriyorsunuz, sistem de sizin seçtiğiniz gam içinde kalarak arpej, akor veya paralel hareketler gibi seçenekler sunuyor. Kısacası, nota veya kural bilmeden beste yapmayı kolaylaştıran, insanın üzerindeki teknik yükü alan bir yardımcı.
Bugünün üretken AI sistemlerinde ise süreç genelde bir “istek” göndermekten ibaret. Model, veri setlerinden “müziğe benzeyen” bir çıktı üretiyor. Spiegel’in itirazı da tam burada: Bu senaryoda insan bir icracı değil, sadece önüne konulanlar arasından seçim yapan bir küratör haline geliyor.

ALGORİTMA ≠ AI
Spiegel’in altını çizdiği en önemli nokta, her algoritmanın AI anlamına gelmediği. Algoritma, adım adım tanımlanmış bir yol haritası; AI ise insan karar verme süreçlerini taklit etmeye çalışan bir sistem. Music Mouse generative bir sistem bile değil. Kendi başına hiçbir şey yapmaz.
“YETENEK ÖLÜYOR, ZEVK KALIYOR” MESELESİ
Son dönemde sıkça duyduğumuz o “Artık teknik beceriye gerek yok, zevk sahibi olmak yeterli” argümanına Spiegel pek katılmıyor. Tarihten örnek veriyor: Synthesizer çıktı diye piyano ölmedi, fotoğraf makinesi geldi diye resim bitmedi. Sanat teknikleri birbirini yok etmiyor, birikerek yan yana var oluyor.
Gelecekte de prompt yazanlar, enstrüman çalanlar ve algoritmik sistemlerle performans yapanlar bir arada olacak. Bu, “AI insanı bitirecek” felaket senaryosundan çok daha insani ve çoğulcu bir model.

BİLGİSAYAR BİR HALK ENSTRÜMANI OLABİLİR Mİ?
Spiegel’in en heyecan verici vizyonu, bilgisayarı bir gitar veya mızıka gibi görmesi. Eskiden halk müziklerinin dilden dile, elden ele geçtiğini, değiştiğini ve herkes tarafından çalındığını belirten Spiegel, Music Mouse ile bilgisayarın da böyle anonim, evde çalınan ve herkesin kendi duygusunu kattığı bir araca dönüşmesini hayal ederek bu yola çıkmış. Müziği dev konser salonlarından alıp, oturma odalarına geri sokmak istemiş.
SİMÜLASYON VS GERÇEKLİK
Bugün AI araçları “yetenek artık önemsiz, sadece zevk yeterli” gibi bir bakış açısı sunuyor olabilir ama Spiegel buna inanmıyor. Ona göre sanatsal yaratıcılık, hayatta olmanın yoğunluğunu işleme biçimi. Bir makine ne kadar kusursuz bir beste yaparsa yapsın, o bestenin arkasında bir insanın yaşanmışlığı, acısı veya neşesi yoksa, o sadece bir simülasyon.
Daha fazla kültür-sanat içeriği için bizi sosyal medya adreslerimizden takip edin!
Instagram'da @siyahdergicom,
Twitter'da @siyahdergi
ve TikTok'ta @siyahdergicom ♥
İçerikleri URL ile kaynak gösterip kısmen kullanabilirsiniz. Aksi halde telif haklarımız bulunmaktadır.











Yorum yaz