Atom Bilimcileri Bülteni (Bulletin of the Atomic Scientists), küresel riskleri sembolize eden “Kıyamet Saati”nin (Doomsday Clock) 2026 yılı ayarını kamuoyuyla paylaştı.
Bilim ve Güvenlik Kurulu (SABS) tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda, saatin yelkovanı gece yarısına 85 saniye kalaya sabitlendi. Yaklaşık 80 yıllık bir geçmişe sahip olan bu sembolik ölçü, kurulun modern dünyadaki teknolojik ve çevresel tehditleri nasıl seviyelendirdiğini gösteren bir gösterge niteliği taşıyor.
SAATİN GÜNCEL AYARINI BELİRLEYEN RİSK FAKTÖRLERİ
Kurul, 2026 yılı güncellemesini yaparken kararın arkasındaki gerekçeleri birkaç ana başlık altında paylaştı. Bu yılki raporun odağı aşağıdaki gibi:
1. Nükleer Silahlanma ve Diplomatik Gerilim: Raporda, nükleer güçlerin silah kontrol anlaşmalarından çekilmesi ve nükleer kapasitelerin modernize edilmesi ana risk faktörü olarak belirtiliyor. Kurula göre, küresel güçler arasındaki stratejik diyaloğun azalması, yanlış hesaplama veya kaza sonucu yaşanabilecek riskleri arttırıyor.
2. Yapay Zeka ve Dijital Dezenformasyonun: 2026 yılı raporunda dikkat çeken en önemli maddelerden biri de yapay zekanın küresel güvenliğe etkisi. Kurul, yapay zeka teknolojilerinin sadece siber saldırı kapasitesini arttırmakla kalmadığını, aynı zamanda üretilen dezenformasyonun liderlerin kriz anında karar verme süreçlerini manipüle edebileceği uyarısında bulundu.
3. Biyogüvenlik ve Patojen Araştırmaları: Biyolojik riskler kategorisinde, laboratuvar ortamında gerçekleştirilen araştırmaların denetimsizliği ve genetik mühendisliğinin biyosilah geliştirme potansiyeline dair endişeler de dile getirildi. Bilim insanları, bir sonraki olası küresel salgına hazırlık konusundaki koordinasyon eksikliğinin riske etkisinden bahsetti.
4. İklim Krizi ve Karbon Emisyon Verileri: Yenilenebilir enerji yatırımlarındaki artışa rağmen küresel karbon emisyonlarının beklenen hızda düşmemesi ve iklim değişikliğine bağlı doğal afetlerin sıklığının artması, saatin yelkovanının neden “gece yarısı”na yakın tutulduğunu açıklayan belki de en önemli veri.
SEMBOLİK ZAMAN DİLİMİ NE ANLATIYOR
“Gece yarısı” kavramı, insanlığın kendi ürettiği teknolojilerle karşılaşabileceği geri dönülemez küresel felaketleri temsil ediyor. 85 saniye seviyesinin, 1947 yılındaki başlangıç ayarı olan 7 dakikanın çok altında bir süre olduğunu belirten kurul üyeleri, bu zaman diliminin bir kehanet değil, mevcut veriler ışığında dünya liderlerine ve kamuoyuna yönelik bir “durum raporu” olduğunu vurguluyor.
Raporun sonuç bölümünde, bu risklerin azaltılması için küresel şeffaflık, nükleer silahsızlanma diplomasisinin canlandırılması ve gelişmekte olan teknolojiler üzerinde katı bir denetim mekanizmasının kurulması gerektiği belirtiliyor.
Daha fazla kültür-sanat içeriği için bizi sosyal medya adreslerimizden takip edin!
Instagram'da @siyahdergicom,
Twitter'da @siyahdergi
ve TikTok'ta @siyahdergicom ♥
İçerikleri URL ile kaynak gösterip kısmen kullanabilirsiniz. Aksi halde telif haklarımız bulunmaktadır.












Yorum yaz