Bir mekân bir insanın ruhuna ne kadar tesir edebilirse Monterey de John Steinbeck için o denli ilham kaynağıydı…
Nobel Ödüllü yazar John Steinbeck sayısız eserinde Monterey’in canlı dokusunu yansıtıyor ve bir mekâna satırlarda can veriyor. Adeta Monterey’in doğal güzellikleri Steinbeck’in kalemiyle dile geliyor ve hayat buluyor.
JOHN STEINBECK’IN GÖZÜNDEN MONTEREY

Steinbeck 1902 yılının kış ayında Kaliforniya’nın Cannery Row Türkçe çevirisiyle Sardalya Sokağı’na 30 kilometre uzaklıktaki Salinas bölgesinde dünyaya geldi.
Bir gün Nobel Edebiyat ödülü alacağından habersiz, çocukluğunu eserlerinin en büyük ilham kaynağı olan Monterey’de işçi sınıfı ailesinin yanında geçirdi. Çocukluk anılarına çokça tesir eden Salinas Vadisi’nin bereketli toprakları, Steinbeck için sadece eserlerine ilham kaynağı değildi aynı zamanda onun kimliğini şekillendiren canlı mekanlardı.
Cennetin Doğuşu adlı romanında Salinas Vadisinin ruhuna işleyen dokusunu şu çarpıcı sözlerle aktarır:
Çocukluğumda, benden başka kimsenin bilmediği bazı çiçeklere ve otlara yakıştırdığım adları hâlâ hatırlıyorum. Kurbağalar nerede yaşarlar, yazın kuşlar ne zaman uyanırlar, ağaçlar ve mevsimler nasıl kokar, insanlar nasıl görünür, nasıl yürür, hatta nasıl kokarlar, onları bile hatırlıyorum. İnsanın koku belleği çok zengin oluyor.
Steinbeck için Monterey yaşayan bir ruha sahipti, hafızada parçalara ayrılmış ve işlevsiz duruma düşmüş geçmişin bir gölgesi değildi. Belleğine bu denli güçlü tesir eden Monterey, Steinbeck’in 14 yaşında yazar olmasına karar verdirten itici güçlerden biriydi.
SARDALYE SOKAĞI ROMANINA MONTEREY DAMGASI

Steinbeck’in Sardalye Sokağı romanı bir olay örgüsünden ziyade bir mekânın dile gelişi olarak karşımıza çıkıyor. Büyük Buhran döneminde geçen roman, bir mekanla sınırlı kalan sıradan insanların sıradan hayatlarını sıra dışı bir titizlikle ele alır. Konserve fabrikalarıyla dolu olan Sardalye Sokağı, toplumun her kesiminden insanı kucaklayan bir sıcaklığa sahipti.
Steinbeck karakter portresinde fabrika işçileri, sanatçılar, bilim insanları ve serseriler gibi her kesimden insanı yargılamadan şeffaf bir bakış açısıyla olduğu gibi ele alır. Böylece karakterlere kendilerini ifade edebilecekleri yazardan bağımsız bir ortam yaratır.
Steinbeck’in romanında bu durumu ifade edişi etkileyicidir: “İşin içinde değilseniz, ‘Zaman her şeyin ilacıdır, bu da geçer. İnsanlar unutacaktır-’ falan demek kolaydır, ancak işin içindeyseniz, zaman bir türlü geçmez…”
Yazar romandaki karakterlere göstermelik bir empatiyle yaklaşmak yerine Monterey ile bütünleşmiş ruhlarından dökülen satırları aracısız aktarır. Böylece mekân romandaki ana karakterlerden biri haline gelir.
GÜNÜMÜZÜN MONTEREY’İ

Günümüzde bisiklet parkları ve okyanusa kıyısı olan plajlarıyla ünlü olan Monterey’in size sunacakları doğal güzelliklerden fazlası. Sanat galeri ve tiyatrolarıyla da canlı bir atmosfere sahip olan bu şehir, sizi eşsiz güzelliklerden oluşan bir seçkide ruhunuzu dinlendirmeye davet ediyor.
En güzel doğa yürüyüşü ve bisiklet alanı olarak da vahşi doğanın sakin şehir hayatıyla buluştuğu Monterey Peninsula Recreational Trail karşımıza çıkıyor. 1900’lu yılların başında Steinbeck’in ailesiyle taşındığı The Steinbeck House ise ziyaretçileri ağırlamaya devam ediyor.
Detaylı bilgi için City of Monterey, California’nın Steinbeck hakkındaki kısa videosunu izleyin….
Daha fazla kültür-sanat içeriği için bizi sosyal medya adreslerimizden takip edin!
Instagram'da @siyahdergicom,
Twitter'da @siyahdergi
ve TikTok'ta @siyahdergicom ♥
İçerikleri URL ile kaynak gösterip kısmen kullanabilirsiniz. Aksi halde telif haklarımız bulunmaktadır.












Yorum yaz