Spotify, Anna’s Archive grubunun 300 TB’lık dev sızıntısıyla sarsıldı. 86 milyon şarkının çalındığı iddia edilen tarihi ihlali tüm detaylarıyla inceledik.
Müzik endüstrisi, Napster döneminden bu yana gördüğü en büyük veri ihlaliyle karşı karşıya kalmış olabilir. Dünyanın en büyük müzik platformu Spotify, kendisini “bilginin koruyucusu” olarak tanımlayan Anna’s Archive grubunun hedefi oldu.
İddialara göre platformun neredeyse tamamı kopyalanarak paketlendi ve torrent ağları üzerinden küresel erişime sunuldu. Bu durumun, dijital mülkiyet ve veri koruma üzerine devasa bir tartışmanın fitilini ateşlemesi bekleniyor.
300 TERABAYTLIK YEDEKLEME OPERASYONU
Olayın teknik boyutu, dijital dünyada şimdiye kadar görülen en kapsamlı kazıma işlemlerinden biri olarak tanımlanıyor. Anna’s Archive, Spotify’ın veri tabanından yaklaşık 300 Terabayt veri indirdiğini duyurdu.
Grup, bu operasyonun 86 milyon ses dosyasını kapsadığını belirtiyor. Yayınlanan teknik raporlara göre bu işlem, basit bir ekran kaydı yönteminden ziyade platformun API yapısının tersine mühendislikle çözülmesiyle gerçekleştirildi.
Grup, Spotify’daki verileri bir pipetle değil, adeta bir yangın hortumuyla çektiğini iddia ediyor. Sızdırılan veriler arasında şarkıların yanı sıra 256 milyon satırlık devasa bir meta veri yığını da bulunuyor.
SPOTIFY’IN SAVUNMASI: SADECE ETİKETLER ÇALINDI
Konuyla ilgili resmi bir açıklama yapan Spotify, yetkisiz erişimi doğruladı ancak sızıntının kapsamı konusunda farklı bir tablo çizdi. Şirket sözcüsü, ihlalin büyük oranda herkese açık meta verilerin kazınmasıyla sınırlı olduğunu savundu.
Kullanıcı hesaplarının veya özel verilerin risk altında olmadığını vurgulayan şirket, güvenlik önlemlerini sıkılaştırdıklarını bildirdi. Spotify, saldırganların DRM korumasını aşmak için yasa dışı taktikler kullandığını ifade etti.
Şirket, ses dosyalarının toplu halde çalındığı iddiasını doğrudan doğrulamaktan kaçınıyor. Şu an için platformun API erişimlerinin kısıtlandığı ve güvenlik açıklarının kapatılması için çalışmaların sürdüğü aktarılıyor.

MÜZİĞİN HAYALET KASABASI: %70 HİÇ DİNLENMİYOR
Anna’s Archive tarafından paylaşılan istatistikler, müzik endüstrisinin pek konuşulmayan acımasız bir gerçeğini de gün yüzüne çıkardı. Sızdırılan verilere göre, Spotify kütüphanesindeki şarkıların yaklaşık %70’i neredeyse hiç dinlenmiyor.
Bu durum, dijital platformlardaki “Pareto İlkesi”nin ne kadar keskin bir şekilde işlediğini kanıtlıyor. Toplam dinlenmelerin %99,9’u, kütüphanedeki şarkıların sadece %37’lik bir kısmı tarafından oluşturuluyor.
Geriye kalan milyonlarca eser, Spotify’ın sunucularında dijital bir tozlanmaya terk edilmiş vaziyette bekliyor. Arşivci grup, kâr odaklı şirketlerin bu “ölü” şarkıları her an silebileceğini öngördüklerini ifade ediyor.
ROBİN HOOD MU YOKSA DİJİTAL KORSAN MI?
Daha önce Z-Library gibi projelerle tanınan grup, bu eylemi bir hırsızlık değil, bir “dijital koruma” projesi olarak tanımlıyor. Grubun manifestosunda, müzik kültürünün sadece kâr odaklı şirketlerin insafına bırakılamayacağı tezi savunuluyor.
Onlara göre Spotify’ın arşivi, müzik tarihinin kıyıda köşede kalmış eserlerini her an silinme riskiyle karşı karşıya bırakıyor. Grup, bu veriyi olası bir dijital kıyamet senaryosuna karşı insanlık için sakladığını iddia ediyor.
Bu durum, bir kesim tarafından “kültürel Robin Hood”luk olarak görülürken, endüstri temsilcileri tarafından ağır bir dijital korsanlık olarak nitelendiriliyor. Dijital mülkiyetin sınırları, bu sızıntıyla birlikte kökten sarsılıyor.
VERİ SAVAŞLARI VE MÜLKİYETİN GELECEĞİ
Meta verilerin internette dolaşıma girmesiyle birlikte veri savaşlarının yeni bir evreye geçtiği değerlendiriliyor. Ses dosyalarının torrent ağlarına parça parça yüklenmeye başlanması, özellikle yapay zeka modellerini eğitmek isteyen şirketler için devasa bir kaynak yaratıyor.
Müzik analistleri ve arşivciler için bu durum bulunmaz bir nimet olarak görülse de endüstri temsilcileri için bir kabus niteliğinde. Streaming çağının sunduğu konfor ile verinin mülkiyeti arasındaki çatışma, bu sızıntıyla daha belirgin hale geldi.
Ortalama kullanıcı aboneliğini iptal etmese bile bu olay, müziğin gelecekteki korunma yöntemlerini temelden etkileyebilir. Dijital çağın “İskenderiye Kütüphanesi”ni kimin inşa edeceği sorusu gündemdeki yerini koruyor.
Daha fazla kültür-sanat içeriği için bizi sosyal medya adreslerimizden takip edin!
Instagram'da @siyahdergicom,
Twitter'da @siyahdergi
ve TikTok'ta @siyahdergicom ♥
İçerikleri URL ile kaynak gösterip kısmen kullanabilirsiniz. Aksi halde telif haklarımız bulunmaktadır.












Yorum yaz