İnsanoğlunun vahşete ve trajedilere olan garip merakı, “karanlık turizm” (dark tourism) denilen sektörü her geçen gün büyüyor. Bu akımın son noktasında ise Guyana ormanlarının derinliklerindeki Jonestown var.
JONESTOWN’DA NELER OLDU
“BABA” VE SAHTE CENNETİN İNŞASI
Jim Jones, 1950’li yıllarda “People’s Temple” (Halkın Tapınağı) adlı bir dini grup kuruyor ve burada amaç ırkçılığın ve sınıfların olmadığı bir ütopya yaratmak olarak belirtiliyor. Amerika’nın kaotik döneminde bir “barış elçisi” olarak yükseliyor. İnsanlara sevgi, sosyalizm ve eşitlik vaat ediyor ancak bu vaatler, müritlerini Guyana’nın balta girmemiş ormanlarına taşıdığında korkunç bir esarete dönüşüyor. Jones, müritlerinin gözünde sadece bir lider değil, her şeyi kontrol eden bir “baba” haline geliyor.
BEYİN YIKAMA VE SADAKAT TESTLERİ
Jonestown’da hayat, açlık, istismar ve ağır cezalarla geçiyor. Müritlerini olası bir saldırıya karşı eğitmek için “Beyaz Geceler” adı verilen intihar tatbikatları yaptırıyor. İnsanlara içinde zehir olduğunu söylediği meyve sularını içirtip kimse ölmeyince bunun sadece bir “sadakat testi” olduğunu ve onları ölüm korkusundan özgürleştirdiğini söylüyor. Bu psikolojik işkencelerle insanların kurban verme duygusunu ilmek ilmek işliyor
18 KASIM 1978
18 Kasım 1978’de neler olduğunu araştırmaya gelen ABD’li Kongre Üyesi Leo Ryan ve beraberindeki gazeteciler, bizzat Jones’un korumaları tarafından kurşuna diziliyor ve bu olayın ardından Jones, takipçilerini “devrimci intihar” yapmaya çağırıyor. Çocuklar ve yaşlılar dahil 918 kişi, bir çoğu silah zoruyla olmak üzere siyanürlü bir içecek içerek hayatını kaybediyor.
BUGÜNÜN JONESTOWN’I
Bugün bölgeye giden turistler, ormanın yavaş yavaş yuttuğu paslı kamyon iskeletleri ve o meşhur vaazların verildiği Pavilion’un kalıntılarıyla karşılaşıyor. Yerel halk hala bölgeden uzak duruyor, toprakta siyanürün izlerinin sürdüğüne inanılıyor.
DARK (KARANLIK) TURİZM NORMAL Mİ?
Diğer bütün dark turizm alanlarının yarattığı gibi böyle bir yerin turist ağırlaması da büyük bir tartışma konusu yaratmış. Yerel halkın bir kısmı geçmişin bu şekilde “pazarlanmasından” rahatsız olduğu için bölgenin sadece tarım veya madenle anılmasını istiyor. Diğer taraftan, burayı ziyaret etmenin radikalleşmenin ne kadar tehlikeli olabileceğine dair canlı bir ders olduğunu savunanlar da var.
Daha fazla kültür-sanat içeriği için bizi sosyal medya adreslerimizden takip edin!
Instagram'da @siyahdergicom,
Twitter'da @siyahdergi
ve TikTok'ta @siyahdergicom ♥
İçerikleri URL ile kaynak gösterip kısmen kullanabilirsiniz. Aksi halde telif haklarımız bulunmaktadır.












Yorum yaz