5 Ocak 2020’de Tunceli’de kaybolan ve daha sonrasında kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku davası hakkında yeni gelişmeler yaşandı.
GÜLİSTAN’IN KAYBOLDUĞU GÜN
Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi olan 21 yaşındaki Gülistan Doku’dan 5 Ocak 2020 tarihinden sonra haber alınamamıştı. Gülistan en son erkek arkadaşı Zeynal Abakarov’un çalıştığı kafeye uğramıştı. Kafenin önünde konuşmuşlar bir süre sonra ise Gülistan oradan ayrılmıştı. Ardından kolları kendine bağlı, düşünceli bir şekilde yolda ilerleyen Gülistan, saat 11.29 sularında üniversite ikametine giden dolmuşa binmişti. Ondan sonra ise Gülistan’ı gören olmadı.

O GECE ÖĞRETMENİNDE KALDI
Gülistan Doku, bir kafede çalışmak üzere anlaşmıştı. Ancak kafe sahibiyle bugün işleri olduğunu yarın başlaması konusunda konuştu. Kafe sahibinin bunu onaylaması üzerine Gülistan o gün erkek arkadaşı Zeynal Abakarov’un evine çıktı. O gün evde aile üyeleri de vardı. Gülistan o gün evden ayrıldı, Abakarov ise araçla onun arkasından geldi. O yolda bulunan esnafın söylediklerine göre Gülistan ile Abakarov araca binme konusunda tartışmaya başladı. İddiaya göre, Abakarov Gülistan’ı şiddetli bir şekilde arabaya binmesi konusunda zorluyordu.
Yurda giriş saatini kaçırması sebebiyle Gülistan o gece öğretmeni H.K’nin evinde kaldı. Öğretmeninin verdiği ifadeye göre Gülistan eve geldiğinde üşümüş ve yorgun bir haldeydi. Zeynal Abakarov’un annesi ve üvey babası arasında bir tartışma yaşanmıştı. O gece Abakarov ve Gülistan arasındaki mesajlar da paylaşıldı.

KAFEYE KONUŞMAYA GİTTİ
Ertesi gün öğretmeninin evinden ayrılan Gülistan, konuşmak için Zeynal Abakarov’un çalıştığı kafeye gitti. İstanbul Adli Tıp Kurumu bilirkişi raporuna göre, Zeynal’in beden dili ve hareketleri bir erkek ve kadının bilinen normal konuşmaları gibi olmadığı görüşünde nitelendirildi. Gülistan içeride 5 dakika kaldıktan sonra dışarı çıkıyor ve Zeynal ise onun arkasından gelip durduruyordu. Zeynal, Gülistan’ın üzerine eğilerek fazla ısrarcı bir şekilde konuşuyordu. Bu konuşma sonrası Zeynal arkasını dönerek kafenin içerisine giriyor, Gülistan ise ağır adımlarla üzüntülü bir şekilde oradan ayrılıyor.

NEDEN ÜNİVERSİTEYE DOĞRU YOLA ÇIKTI?
Zeynal’ın yanından ayrılan Gülistan, Pazar günü yurda değil de üniversite tarafına doğru olan bir dolmuşa bindi. Gülistan’ın arkadaşı Küba’nın söylediğine göre Gülistan ona gece mesaj atmış o ise sabah görmüş ve Gülistan’ı aramıştı. Gülistan’a bir sorun olup olmadığını sormuş, Gülistan ise bir sorun olduğunu ama gelince ona anlatacağını söylemişti. Ancak arkadaşı o günün Pazar olması sebebiyle Gülistan’ın üniversite yönüne gitmesinin manasız olduğunu dile getirdi. Yurdun yönü tam ters istikamette kalıyordu.
Gülistan’ın binmiş olduğu dolmuş 11.39 gibi bir akaryakıt istasyonuna giriyor, 11.47 gibi bu istasyondan çıkıp Tunceli merkeze doğru ilerlemeye devam ediyordu. Gülistan’ın tam olarak nerde indiği bilinemiyor. İşler tam bu noktada kızışmaya başlamıştı çünkü Gülistan’ın telefonunun HTS kayıtlarına göre saat 12.20 sıralarında Sarı Saltuk Viyadüğü köprüsünde sinyal verdiği tespit edilmişti. Saat 13.23 sularında ise Tunceli istikametine doğru olan yolda telefonunun sinyali kesiliyor.
Saat 13.24 gibi Tunceli’ye doğru yol alan aracın kamerasına köprüde yerde çömelmiş kapşonlu bir kişinin görüntüsü takılıyor. Yüzünün net görünmemesi sebebiyle bu görüntünün Gülistan’a ait olup olmadığıyla alakalı net bir açıklama sağlanamadı.

İNTİHAR ETTİĞİ İDDİASI
Gülistan Doku’nun telefonunun sinyallerinin Sarı Saltuk Viyadüğü köprüsü civarında gelmesi sebebiyle öncelikle barajda araştırma yapılmaya başlandı. Gülistan’ın intihar ettiği iddiası üzerinde durularak barajın etrafındaki suyun kurutulması istendi. Dalgıçlar o bölgede araştırmaya yapmaya başladılar. Başka kişilerin cesetlerine ulaşsalar da bu araştırma sonucunda Gülistan’ın cesedine ulaşılamadı.
Gülistan’ın ablası Aygül Doku, o dönemde çeşitli kamu görevlisinin ‘’Valiye güvenin, kızınız intihar etti’’ sözleri ile aileyi ikna etmeye çalıştıklarını dile getirdi. Yas tutmalarına bile izin vermediklerini söyleyen Doku , “Bizi basınla ve halkla buluşturmamak için her yolu denediler. Köprü başında bizi oyalarken, aslında dosyanın üzerini örtüyorlardı” dedi.

Aile intihar ettiği iddialarına asla inanmıyordu. Çünkü Gülistan kısa süre önce ailesini aramış, annesine ayakkabı ve kuzenlerine oyuncak aldığını dile getirmişti. Ayrıca ablasından da KPSS kitapları istemişti. Aylarca köprüde arama yapıldı. Aramada Gülistan’a ait bir defterin sayfası, bir doktor reçetesi ve ona ait olduğu söylenen makas bulundu. Ancak bahsedilen o kapşonlu kişi Gülistan ise, orada beklerken sıkıldığı için bu kağıtları kesip attığı iddia edildi. Yurt odasında bulunan vasiyet kağıdı ise intihar şüphesini güçlendiren nedenler arasında görüldü. Arkadaşlarının yaptığı açıklamaya göre ise bu kağıt sadece Gülistan ile aralarında olan şakalaşmadan ibaretti.
Gülistan’ın ailesi arama yapan dalgıçların ‘’Sizin kızınız burada değil, Vali sizi kandırıyor’’ dediğini söylediler. Ailenin açıklamasına göre suda göstermelik vakit harcarlarken aslında arkada delilleri kapatıyorlardı.
YENİ SAVCIYLA BİRLİKTE DOSYA YENİDEN GÜNDEMDE
2024 yılında Tunceli’ye atanan Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, Gülistan Doku cinayeti ile yakından ilgilenmeye başladı. Göreve başladıktan sonra “Ben bir başsavcıdan önce bir kız çocuğu annesiyim, Gülistan’a ne olduğunu bulacağım” sözleriyle gündeme gelen başsavcı Gülistan Doku cinayetinde soruşturmada yeni detaylar bulundu.

Yapılan geniş çaplı soruşturmada Gülistan’a ait yeni 700 saatlik görüntü dosyaya girdi. 22 sayfalık Daraltılmış Baz Raporu hazırlandı ve dosyaya yeni şüpheliler girdi.
GİZLİ TANIK BEYANI
‘’Şubat’’ kod adı ile verilen gizli tanık beyanına göre Gülistan, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş tarafından öldürüldü. Tanığın ifadesine göre Mustafa Sonel, Umut Altaş ve Zaynal Abakarov (eski sevgili), sık sık alkol ve uyuşturucu kullanıyordu. İddiaya göre, Gülistan Doku Tunceli’deki Gençlik Merkezi’nin üst katında Tuncay Sonel ve Umut Altaş tarafından darp edildikten sonra cinsel saldırıya uğradı. Bu cinsel saldırı sonrası ise hamile kaldı. Bu ifadenin dışında dosyaya giren bir başka kritik delil ise firari şüpheli Umut Altaş’ın ağabeyi Sidar Altaş’ın avukatıyla yaptığı görüntülü görüşmeydi. Bu görüntü savcılığa delil olarak sunuldu. Görüşmede Sidar Altaş şu sözleri söylüyordu:
‘’Türkay (Mustafa Türkay Sonel) dedi ki, ben bir kızı vurdum. Hamile kaldı, aldırmak istemedi.. Kafasına sıktım.’’

İŞBİRLİKLİ DELİL KARARTMA
Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, aileyi makamına çağırarak sim kartını talep etti. Savcılığa teslim edeceğini söyleyerek Gülistan’ın bilgilerine ulaşılabileceğini söyledi. Aile başta vermek istemese de polisler aracılığıyla sim kart aileden alındı. Ancak sim kart savcılığa teslim edilmedi. Sim kartı Gökhan Ertok adında bir emniyet görevlisine veriliyor. Bu emniyet görevlisi ise Gülistan’ın sim kartı ile tüm hesaplarına girerek delilleri siliyor. Instagram hesabına girip arkadaş listesinden 2 kişiyi siliyor. Whatsapp mesajlaşmalarındaki tüm özel yazışmaları da ortadan kaldırıyor. 3 saat boyunca Gülistan’ın bilgilerine erişim sağlıyor. Hesaplara bakıldığında ise Gökhan Ertok’a düzenli olarak Tuncay Sonel’in koruma müdürü tarafından para gönderildiği görülüyor.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, bu olaydan sonra Sonel’in açığa alınmasını talep ettiklerini dile getirdi. Soruşturmanın sürdürüleceğini söyleyen Gürlek, şahısların ve rütbelerin dikkate alınmadığını söyledi.
GÜLİSTAN KÖPRÜDE YALNIZ DEĞİLDİ
Gülistan’ın son görüldüğü yer olan Sarı Saltuk Viyadüğü köprüsünde yalnız olmadığı ileri sürüldü. Plaka Tanıma Sistemi olan PTS ile Mustafa Türkay Sonel ile Umut Altaş’ın aynı araçta olduğu, aracın kente giriş kayıtlarının olmasına rağmen çıkış kayıtlarının olmadığı tespit edilmiş. Aracın 4 defa oradan geçtiği belirlenmiş. Gizli tanık iddiasına göre, Gülistan köprünün civarından Mustafa Türkay Sonel’in BMW’sine bindirildi ve Rostan-Dinar mevkiine götürüldü. Burada Mustafa Sonel tarafından Uzi veya Akrep tipi hafif makineli tüfek benzeri bir silahla başından vurularak öldürüldü.
Ceset, valinin koruması Şükrü Eroğlu ve başka bir koruma tarafından Pertek ilçesi Koçpınar köyü civarına gömüldü. Önce sırt çantası ve silahla beraber gömülmesine rağmen daha sonra çıkarıldı. Ancak Gülistan’ın cesedinin birden fazla (yaklaşık 6 kez) yer değiştirdiği iddia ediliyor.
TELEFONUNA EL KONULACAĞINI BİLİYORDU
Gülistan’ın erkek arkadaşı Zeynal Abakarov, Gülistan’ın arkadaşlarının söylemine göre ortadan kaybolduğu gün Zeynal çok rahattı. Normalde tartıştıkları zaman sık sık aradığını ama o gün Gülistan’ı hiç aramadığını dile getirdiler.
Yaklaşık 56 gün sonra, Zeynal Abakarov’un telefonuna el konulup inceleme yapılacaktı ve Abakarov’un mesajına göre bir gün öncesinden telefona el konulacağını biliyormuş. Abakarov’un telefonu incelendiğinde tamda tahmin edildiği gibi, birçok mesajın silindiği görüldü. Ama başka dikkat edilmesi gereken detay ise Abakarov’un, Gülistan’ı kaybolduğu o 56 gün boyunca bir kez bile aramaması ancak telefonunun alınacağı gün arayıp ulaşmaya çalışmasıydı.

14 KİŞİYE YÖNELİK OPERASYON
Dosyada suçlamaları bulunan 14 kişiye yönelik gözaltı emri çıkarıldı. Bu 14 kişiden biri olan Umut Altaş’ın ise Amerika’ya kaçtığı belirlendikten sonra hakkında kırmızı bültenle arama yapılması talebi istendi.
Gülistan’ın sim kartına erişim sağlayan meslekten ihraç edilen polis Gökhan Ertok, eski Tunceli İl Özel İdaresi personeli Erdoğan Elaldı, Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeynal Abarakov ve ailesi (annesi ve babası), ABD’de olan Umut Altaş’ın babası Celal Altaş, annesi Nurşen Arıkan ve dönemin valisi Tuncal Sonel ile bağlantısı bulunan Ferhat Hanedan Güven tutuklandı. Bunun dışında o dönem Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in baş şüpheli oğlu Mustafa Türkay Sonel ve Vali’nin yakın koruması olan Şükrü Eroğlu’da 4 günlük bir gözaltı sürecinden sonra tutuklandılar.
Munzur Üniversitesi’ndeki kameralardan sorumlu teknisyenler Süleyman Önal ve Savaş Gültürk ise yurt dışı yasağı konularak serbest bırakıldı.
ROJİN KABAİŞ’İN BABASINDAN AİLEYE DESTEK
Van’da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, Gülistan Doku’nun ailesine destek için Tunceli’ye geldi. Tunceli adliyesi üzerinde aileyle beraber olan Kabaiş, şu sözleri söyledi:
‘’Gülistan Doku’nun ailesini ziyarete geldik. Onlar bizden daha çok acı çektiler. Rojin’in dosyası da bunun benzeridir. Gülistan Doku’nun dosyası çözüldü, biz de şu an çok umutluyuz. Allah’ın izniyle Rojin’in de failleri bulunacak. Katiller kimse onlara en ağır ceza verilsin. Kimin parmağı bu işlerde varsa, kim olursa olsun failler cezasını çeksin, kimse cezasız kalmasın.’’

Gülistan Doku’nun cesedi hala bulunamadı. Acılı aile kızlarının bir mezarı olmasını istiyor. Katillerin ortaya çıkmasını ve suçluların cezasını çekmesini istiyoruz.
Daha fazla kültür-sanat içeriği için bizi sosyal medya adreslerimizden takip edin!
Instagram'da @siyahdergicom,
Twitter'da @siyahdergi
ve TikTok'ta @siyahdergicom ♥
İçerikleri URL ile kaynak gösterip kısmen kullanabilirsiniz. Aksi halde telif haklarımız bulunmaktadır.












Yorum yaz