Haberler

Çiçekli Şiirlerin Kadın Şairi: Didem Madak

Paylaş
Paylaş

Çiçekli Şiirlerin Kadın Şairi: Didem Madak

Yeni yılın ilk ayında sizlere çoğumuzun tanıdığı, belki de kendine yakın hissettiği, şiirleri anne kokan, çok sevdiğim bir Türk kadın şairimizden bahsedeceğim. Kendisinin bu zorlu hayatını okuduğumda derinden etkilendim ve bu değerli şairimizi sizin de yakından tanımanızı istedim. Keyifli okumalar..

Dilerseniz bahsetmeye başlayalım;

İzmir’de 8 Nisan 1970 yılında doğmuştur. Zorlu bir çocukluk dönemi yaşamıştır. Didem Madak her şiirini yaşadığı anılardan yazmıştır. Küçük yaşta annesini beyin kanseri nedeniyle kaybetmesi onu çok derinden sarsmıştır ve bu acı onu şiire yöneltmiştir. Annesini kaybetmesinin ardından şu dizeleri yazmıştır;

“Sen bir çocuk romanı annesi ol isterdim.

Ölü mısır tarlaları hışırdıyordu

Ve kalbimde çıngıraklı yılan sürüleri

Diye başlayan bir çocuk romanında.”

İlk başta Ege Üniversitesi Biyoloji Bölümünü kazanmış fakat maddi sıkıntılardan dolayı bırakmak zorunda kalmıştır. Daha sonra tekrardan girip Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazanmıştır ama onu da bırakmak zorunda kalmıştır. Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesine uzun bir aradan sonra devam eden Didem Madak’ın ilk şiirleri ‘’Sonbahar’’ ve ‘’Ludingirra’’ dergilerinde yayımlanmıştır. “Grapon kağıtları” adlı ilk kitabı, İnkilap Kitabevi şiir ödülünü almıştır. ‘’Çiçekli Şiirler Yazmak İstiyorum Bayım” adlı şiiri, New European Poets antolojisinde yayınlanarak Türkiye’yi temsil etmiştir. Daha sonraki yıllarda “Ah’lar Ağacı” ve “Pulbiber Mahallesi” olmak üzere iki şiir kitabı daha yayımlanmıştır. Son olarak Varlık Dergisinde yaptığı bir söyleşide ‘’Yaşlanmak benim için bir ütopya gibi.’’ diyen şairimiz tıpkı annesi gibi henüz 41 yaşındayken kanserden hayatını kaybetmiştir.

Didem Madak’ın çok sevdiğim dizelerini sizlerle paylaşacağım;

Ah’lar Ağacı

“Kaybolmak istemiştim bir zamanlar
Kapının arkasında yokum demiştim
Ve divanın altında da.
Bulamazsınız ki artık beni,
Hayatın ortasında.”

“Bir zamanlar meydan okumak isterdim.
Kaç meydanını okudum da bu hayatın.
Yalnızca iki harfini öğrendim:
A
H!”

“Gecenin bir yarısı oturup ağlıyorum bir çocuk parkında

Ulumak gibi ağlıyorum

Köpekler koşuyor sağımda solumda

Tanrım!”

Grapon Kağıtları

“Güneşi özledim, sonra seni

Keşke gölgesine razı bir fesleğen olaydım.”

“Hayatımın üstünde imkansız kuşlar uçuyor.”

“Sonra gittin. Çocuk oldum bir daha, ağladım.”

Pulbiber Mahallesi

“Ne zaman gizlemeye niyetlensem kendimi itirafın dibine vuruyordum.”

“Şimdi fotoğraf çekilsek gözlerimiz bulutlu çıkar.”

“İyi bir şeyler olsun artık hayatımızda.”

Paylaş
Yazar:
Hira Saliha Calip -

İnsanın düşleri nasıl kendi gerçeğinden doğuyorsa kendi gerçeğinde gerçekleşmeli.

Yorum yaz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili içerikler
HaberlerTarih

Kilitbahir Kalesi: Boğazın Rumeli Yakasında Tarihi Kale

Fatih Sultan Mehmet’in stratejik olarak boğazın iki kıyısına yaptırdığı Kale-i Sultaniye ve...

HaberlerKültür ve Sanat

“Spirite” Tablosu: Ruhlara Aşkın Ölümsüz Damgası

Spirite Tablosunda, masasında çalışan adamın aniden piyano çalan hayalet kadını görmesiyle yaşadığı...

GündemHaberlerToplumsal

Artan FOMO Etkisi ve Sosyal Medya

Z kuşağının çok kullandığı bir kelime olan FOMO artık tıp literatüründe belirgin...

HaberlerKültür ve Sanat

Como Gölü’nün Antik Zamanlara Uzanan Hikayesi

Como Gölü’nün 20. yüzyıl itibariyle jet sosyete sayesinde tanınırlık kazandığı düşünülse de...

Siyah Dergi, 2020’den beri gençlerle iş birliği yaparak deneyimlerini zenginleştiriyor ve gençlerin kendilerini ifade etmelerine olanak tanıyan bir platform olmaktan gurur duyuyor.

İletişimde kalalım

İçeriklerimize anında ulaşmak için haber bültenine üye olun!

    İçerikleri URL ile kaynak gösterip kısmen kullanabilirsiniz. Aksi halde telif haklarımız bulunmaktadır. ♥ siyahdergi.com 2020-2025 ©

    Tarih Çarşamba , 24 Haziran 2026