Como Gölü’nün 20. yüzyıl itibariyle jet sosyete sayesinde tanınırlık kazandığı düşünülse de popülerliğinin kökeni çok daha geriye dayanıyor. Antik zamanlardan beri kilit nokta olmasıyla dikkat çekiyor.
Como Gölünü günümüzde popüler yapan, içerdiği kültür derinliği ve geçmişten gelen izleri oluyor. Como Gölü sadece doğal güzellikleriyle değil sunduğu çok katmanlı tarih, bilimsel gelişmelere yaptığı ev sahipliği ve ünlü katedralleriyle dikkat çekiyor. Popüler Como Gölünün gölgesinde kalmış az bilinen gerçekleri sizler için derledik.
ZAMANDA YOLCULUK: ANTİK ZAMANLARDAN GÜNÜMÜZE COMO

Roma Döneminde kurulmuş Comum şehri modern zamanların Como’sunun temelini oluşturuyor. Güçlü bağlantılarıyla dikkat çeken Comum şehri; ovaları Alp Vadisine bağlıyor, ticaret malları ve fikirlerin karşılıklı bağlantısını sağlıyor. Bu anlamda kültürlerarası bir kilit nokta olmasıyla biliniyor.
Orta Çağ dönemindeyse Como, surlarla çevrili kale duvarları ve taş köyleriyle karşımıza çıkıyor. 18 ve 19. Yüzyılda Como Gölü, zengin Milanolu tüccarların şehre yazlık ev inşa etmesiyle farklı bir popülerlik boyutu kazanıyor.
Doğal güzelliklerin stratejik jeopolitik konumla buluşması Como şehrini her daim özel kılıyor ve haklı popülerliğinin kaynağı olarak dikkat çekiyor. Alp Dağlarının eteklerine kurulmuş bu büyüleyici şehir; her yıl milyonlarca turist çekiyor, artan ilgiyle yıllara meydan okuyor.
BİLİMİN VE DİNİN ORTAK MERKEZİ OLARAK COMO
Como şehri sadece doğal güzellikleriyle ün salmıyor aynı zamanda din ve bilim gibi çok çeşitli alanlarda tarihi öneme sahip olmasıyla turistlere bir tatilden fazlasını sunuyor: Zamana meydan okumuş şehrin kendine has doğasına ortak olmaya davet ediyor.
Como’ya geldiğiniz an şehrin otantik atmosferi ruhunuza işliyor. Ansızın gölün manzarasının gün ışığıyla buluşması ve her tarafta olan renkli çiçeklerden gelen taze esinti sizi Como ile bütünleştiriyor.
Como’nun kimliğine bilimin de işlemesi elektrik bataryasını icat eden Alessandro Volta sayesinde oluyor. Tempio Voltioano olarak geçen müze dünyanın seyrini değiştiren Volta’nın anısına yapılıyor.
Gotik mimariyle inşa edilen Como Katedrali ise Hz. Meryem’in göğe yükselişine itafen yapılıyor. Sanatın, bilimin ve dinin merkezi olan Como, küçük bir şehir olmasına rağmen kendine has bir dünya oluşturuyor. Bu dünyada ise zaman yavaş akıyor ve sizi nefes almaya davet ediyor.
COMO BİRÇOK FİLME İLHAM OLDU

Sadece bir aşk üçgenini anlatmayan A Month by the Lake filmi, Como Gölü’ne gönderilmiş bir aşk mektubu gibi şehri bütün güzelliğiyle yansıtıyor. 1995 yapımı filmde Vanessa Redgrave ve Uma Thurman baş rollerde oynuyor. 1930’larda geçen filmde, Bayan Bentley yaz tatilini geçirmek için Como’ya gelir fakat kendini çıkmaz bir aşk üçgeninin içinde bulur.
Bu filmde mekân bir dekordan fazlasıdır, Como Gölü adeta karakterlerin ruhuna işler, kişiliklerini kendine has atmosferiyle şekillendirir ve zor zamanlarda onları teselli eden bir arkadaş gibi kucaklar. Bazen bir manzara bazen bir kuş cıvıltısı karakterleri ilhama sürükler. Filmden de anlaşılacağı üzere Madonna, Geroge Clooney ve Versace gibi sanatçıların Como’da evlerinin olması tesadüf değildir çünkü şehrin her dokusu bir ilham kaynağıdır.
Daha fazla kültür-sanat içeriği için bizi sosyal medya adreslerimizden takip edin!
Instagram'da @siyahdergicom,
Twitter'da @siyahdergi
ve TikTok'ta @siyahdergicom ♥
İçerikleri URL ile kaynak gösterip kısmen kullanabilirsiniz. Aksi halde telif haklarımız bulunmaktadır.












Yorum yaz