Milattan önce 12. Yüzyılda Ortaya çıkan Deniz Kavimleri Tunç Çağı döneminin antik
dünyasına istilacı ve yağmacı eylemlerle korku saldı, birçok medeniyetin yıkılmasına
sebep oldu.
Nasıl oluştukları gizem konusu olmakla beraber geniş çaplı bir tahribat yarattıktan sonra
aniden kaybolmaları da ayrı bir sır olarak kalıyor. Sadece Mısır Medeniyetinde adı geçen
Deniz Kavimlerinin kökenlerine dair bilgiler arkeoloji biliminde çözülemeyen bir bulmaca
olarak kalmaya devam ediyor.
DENİZ KAVİMLERİ GÜÇLÜ MEDENİYETLERİN SONUNU GETİRDİ

Deniz Kavimlerinin ortaya çıktığı dönem Antik Akdeniz dünyasında yoğun politik ve
ekonomik çalkantıların yaşandığı zamana denk geliyordu dolayısıyla yaratılan tahribatın
artması kaçınılmaz hale geldi.
Özellikle Troya Antik Kentinin sonunu getiren Agamemnon’un bir zamanlar yönettiği Miken Uygarlığı, Hitit İmparatorluğu, Yeni Mısır Krallığı ve İsrail ve Damascus’ta bulunan küçük şehirlerin sonunu getirmesiyle tarihi bir üne kavuşan Deniz Kavimleri farklı isimlerle anılan küçük bağımsız gruplardan oluşuyor.
Onlara Deniz Kavimi (Peoples of the Sea) ismini veren ise Mısır Uygarlığının yazıtlarından elde
edilen arkeolojik bulgulardır.
DENİZ KAVİMLERİNİN ÇÖZÜMLENEMEYEN ETNİK KÖKENİ

Deniz Kavimlerinin bağlı olduğu tek bir ada yoktu bu anlamda daha çok göçebe tarzını
benimsedikleri söylenebilir. Esrarını günümüzde de koruyan Deniz Kavimleri için Mısır’ın
Tanis kentinde bulunan Stel şöyle dile geliyor:
“Savaş gemileriyle denizden geldiler ve
karşılarında duran kimse olmadı.”
Yazıtlardan elde edilen bilgiler Deniz Kavimlerinin sadece savaşçı yönünü ele aldığı için onların dünyasına dair bütüncül bilgiye erişim imkansız hale geliyor. Tarihte 3 Firavunun Deniz Kavimleriyle olan muharebesi kayıtlara geçiyor: 2. Büyük Ramses, Oğlu ve Halefi Merneptah ve 3. Büyük Ramses.
DENİZ KAVİMLERİ VE 3. RAMSES: DESTANSI ZAFERİN TASVİRİ

3. Ramses’in Mısır yazıtlarında Deniz Kavimleri tasviri çarpıcıdır:
“… Hiçbir toprak onların ordularına karşı direnemedi, Hatti, Kode, Karkamış, Arzawa ve
Alaşiya’ya varınca hepsinin bir anda bağlantısı kesildi. Amurru’da bir ordugâh kurdular.
Halkını perişan edip topraklarını sanki daha önce hiç var olmamış yerler hâline getirdiler…
Dünyanın çevresi boyunca uzanan topraklara el koydular, “Planlarımız başarılı olacak!”
diyerek yürekleri emin ve güven doluydu.” (Çevirmen Burak Yıldız).
3. Ramses Xois Savaşıyla Deniz Kavimlerini bozguna uğratsa da Mısır yazıtlarındaki
tasvirler savaşın ne kadar ağır bedeller altında kazanıldığını vurguluyor. Mısır yazıtları
genelde çokça sembol, metafor ve retorik içermesiyle ünlüdür çünkü yazıtların temel amacı
Firavunun ilahi ve siyasi gücünü kuvvetlendirmekti.
Savaşta ödenen kanlı bedeller ve Firavun’un zaferi yazıtlarda düşmanın kudretini açıkça kabul ederek tasvir ediliyor böylece zaferin ilahi bir kaderin kaçınılmaz neticesi olduğu vurgulanıyor.
Sadece Mısır Medeniyetinin lensinden elde edilen taraflı tasvirler, Deniz Kavimlerinin savaşçı kimliğini öne çıkarırken yağmalayıcı faaliyetleri altında yatan sosyolojik gerçekliği gölgeliyor. Onları bu tarz bir konfigürasyon oluşumuna iten motivasyon ise bir bulmaca olarak gizemini
koruyor.
Daha detaylı bilgi için aşağıdaki belgesele bakabilirsiniz veya Tıklayarak YouTube’dan izleyebilirsiniz…
Daha fazla kültür-sanat içeriği için bizi sosyal medya adreslerimizden takip edin!
Instagram'da @siyahdergicom,
Twitter'da @siyahdergi
ve TikTok'ta @siyahdergicom ♥
İçerikleri URL ile kaynak gösterip kısmen kullanabilirsiniz. Aksi halde telif haklarımız bulunmaktadır.












Yorum yaz