Haberler

Sir Patrick Stewart Hayatını Kaybetti

Paylaş
Patrick Stewart.
Patrick Stewart.
Paylaş

Usta oyuncu Sir Patrick Stewart, dün gece 86 yaşında hayata gözlerini yumdu.


PATRICK STEWART NEDEN HAYATINI KAYBETTİ?

Patrick Stewart 28 Ekim gecesi Los Angeles’taki evinde eşi Sunny Ozell’in yanında yaşamını yitirdi. Ölüm haberi ise 29 Ekim 2026’da sözcüsü Kelly Bush Novak tarafından yapılan açıklamayla duyuruldu. Ailenin açıklamasına göre ünlü oyuncu Alzheimer hastalığı ve Lewy cisimcikli demans ile uğraşıyordu. Aile, Stewart’ın hastalıklarla mücadele ettiği bu süreci ‘’kısa ve dokunaklı bir yolculuk’’ olarak nitelendirdi.

OYUNCULUĞA NASIL BAŞLADI?

Patrick Stewart 13 Temmuz 1940’da İngiltere’nin Mirfield kentinde dünyaya geldi. Annesi bir tekstil işçisi, babası ise İngiliz Ordusu’nda alay başçavuşluğu yapmış olup aynı zamanda postacı olarak da çalışmıştı. Stewart, babasının Dunkirk tahliyesi sırasında yaşadığı travma sonrası stres bozukluğunun onunda çocukluğunda çok etkilendiği bir süreç olduğunu belirtmiştir.

Stewart’ı okuduğu okulda İngilizce öğretmeni Shakespeare’i okumaya teşvik etti. Patrick Stewart 15 yaşında okulu bıraktı, yerel bir gazetede iş buldu. Tiyatroya ilgisi hala devam etmekteydi. İşvereni onu gazetecilik ve tiyatro arasında seçim yapmaya zorladı. O ise tiyatroyu seçti.

SHAKESPEARE İLE 16 YIL

Stewart, 1966’da Royal Shakespeare Company’ye (RSC) katıldı. 16 yıl boyunca burada kalarak Shakespeare repertuvarının en değerli oyuncularından biri oldu. Sahnede Macbeth, Othello, Prospero, Shylock, Mark Antony, Claudius gibi karakterleri canlandırdı.

Patrick Stewart.
Patrick Stewart, RSC.

2008-2009 sezonunda sahnelenen Hamlet yapımında Claudius karakterini canlandırırken, Hamlet’i de David Tennant canlandırıyordu. Bu performansıyla 2009 Laurunce Olivier Ödülü’nü kazandı.

STAR TREK İLE YÜKSELEN ÜN

Patrick Stewart’a 47 yaşında Star Trek: The Next Generation adlı diziden Kaptan Jean-Luc Picard rolünü üstlenmesi üzerine bir teklif geldi. O dönem İngiliz tiyatro çevrelerinde tanınan Stewart, Amerikan televizyon izleyicisi için neredeyse bilinmeyen bir oyuncuydu. Hatta o dönem rolün açıklandığı dönemde bir gazete kendisini ‘’tanınmayan İngiliz Shakespeare oyuncusu’’ olarak tanımlamıştı.

Patrick Stewart.
Patrick Stewart, Star Trek.

Dizi yedi sezon sürdü ve bu rol onu dünya çapında tanınan bir yıldıza dönüştürdü. Stewart, bu rol ona ilk geldiğinde dizinin bir sezon bile sürmeyeceğini düşündüğünü söyledi. Ünlü oyuncu rolün hayatındaki etkisinden şöyle bahsetmişti:

‘’Hayatımı değiştirdi. Hayatımda etkilenmeyen hiçbir şey yoktu. Bu süreçte Jean-Luc Picard (rolü) ile Patrick Stewart arasındaki ayrım gittikçe azaldı.’’

Bu rol ona sevilen seri X-Men’deki ‘Profesör X’ rolüne seçilmesinin kapılarını da açmış oldu.

KALPLERİMİZE KAZINAN ROLÜ: PROFESÖR X

Patrick Stewart’ın şüphesiz ki en çok akıllarda kalan rollerinden biri X-Men’de canlandırdığı Charles Xavier (Profesör X) rolüdür. Oyuncu bu rol ona ilk geldiğinde rolü reddetti. Çünkü rolün sadece süper güçlere sahip olan bir adam olduğunu, izleyiciye başka bir şey vermeyen sığ bir rol olduğunu düşünüyordu. Ancak yönetmen Bryan Singer, Stewart ile iletişime geçti ve Charles Xavier rolünün yalnızca süper güçlere sahip olmakla sınırlı olmadığını aynı zamanda toplumda farklı oldukları için dışlanan insanların haklarını sorgulayan bir karakter de olduğunu söyledi. Bunun üzerine Stewart bu düşünce yapısını kendine yakın buldu ve rolü kabul etti.

Patrick Stewart.
Patrick Stewart, X-Men.

Stewart’ın X-Men yolculuğu 2000 yılında ‘X-Men’ adlı filmle başladı. X-Men üçlemesi ‘X2’ ve ‘X-Men: The Last Stand’ filmleriyle sona erdi. Kendisi Wolverine’in başlangıç filmlerinde de yer aldı. Bunun dışında 2014’de ‘X-Men: Days of Future Past’ filmiyle tekrardan geri döndü, bu film karakterlerin gençlik halleri ile olgun hallerini bir araya getiren bir filmdi. Kendisine en son 2017’de Logan filmi ile veda etmiştik. Ancak oyuncu Charles Xavier rolüyle alternatif bir evrenden ‘Doctor Strange in the Multiverse of Madness’ filminde tekrardan göründü. En son ise son filmi olan ‘Avengers: Doomsday’ ile karşımıza çıkacaktı. Filmde Magneto karakterine hayat veren Ian McKellen ile beraber yer alıyorlar.  Ancak 2 ay sonra çıkacak filmi göremeden hayatına veda etmiş oldu.

Doomsday’in fragmanını buradan izleyebilirsiniz.

2022 yılında Doctor Strange in the Multiverse of Madness filminde yeniden Profesör X’i canlandırmasıyla, bir Marvel karakterini canlı aksiyonda en uzun süre canlandıran oyuncu rekorunu elde ederek Guinness Dünya Rekorları’na girdi.

IAN MCKELLEN İLE OLAN DOSTLUĞU

İki oyuncu 1970’lerde İngiltere’nin en önemli tiyatro topluluklarından biri olan Royal Shakespeare Company (RSC) bünyesinde tanıştı. 1977 yılında Tom Stoppard’ın Every Good Boy Deserves Favour adlı oyununda birlikte çalıştılar. Ancak o dönemde yakın arkadaş değillerdi. Hatta Stewart, McKellen’ın büyük hayranı olduğunu ve yanında biraz çekingen olduğundan bahsetmişti.

Büyük dostlukları 2000 yılında vizyona giren X-Men setinde başladı. Stewart, Profesör Charles Xavier’ı, McKellen ise Magneto’yu canlandırıyordu. Bu iki karakter geçmişten gelen dostluklarına rağmen iki farklı düşünceyi savunan mutantlardı. 

Patrick Stewart.
Profesör X ve Magneto.

Stewart’ın anlattığına göre karavanda bekleyişler sırasında birbirlerinin karavanında vakit geçirmeye başlamışlar ve kısa sürede ne kadar fazla ortak noktaları olduğunu görmüşlerdi. 

İkili tiyatro oyunlarında da birlikte rol almaya başladılar. 2009’da Godot’yu Beklerken oyununu canlandırmışlar, 2013’de aynı oyunla Broadway’de yer almışlardı. 

Patrick Stewart.
Patrick Stewart ve Ian Mckellen, Waiting for Godot.

İki oyuncunun dostluğu iyice ilerledi ve Stewart’ın nikahını kıyan kişi Ian McKellen oldu. 

McKellen yakın dostunun ölümü ardından bir gönderi yayınladı. Ona şu sözlerle veda etti.

Paylaş
Yazar:
Dilan Emira Aslan -

Dilan Emira, İstanbul Üniversitesi Felsefe mezunu olmasının dışında aktif olarak tiyatro ile ilgileniyor. Sinema ve sanata duyduğu ilgiyi yazılarına taşımaktan keyif alıyor. Siyah Dergi'de SEO ve Discover editörü.

İlgili içerikler
EdebiyatHaberler

Bu Kitapları Hiç Kimse Okumadı ve 2114 Yılına Kadar Okumayacak: Norveç’in Gelecek Kütüphanesi

100 yıllık bir sanat projesi olarak harekete geçirilen Norveç’in Gelecek Kütüphanesi için...

HaberlerKültür ve Sanat

Obsesyonun Sonsuzluk Aynasından Yansıması: Yayoi Kusama’nın Eylül 2026’da Stedelijik Müzesindeki Sergisi

Puantiyeler ve obsesif tekrarlar… Çarpıcı renklerin ardındaki düşünce dünyasına pencere aralayan aynalar…...

HaberlerKültür ve Sanat

Gustav Holst’un Gezegenler Bestesi: Astrolojiden Klasik Müziğe Uzanan Yol

İngiliz besteci Gustav Holst yaşadığı dönemden son derece etkilenerek eserlerini kaleme aldı...

HaberlerKültür ve Sanat

Yunanistan Meteora’daki Manastırlar UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesinde

Ulaşılmaz kayalıkların sonsuzluğa yükseldiği Meteora’ya keşişler 11. Yüzyılda geliyor ve göğe uzanan...

Siyah Dergi, 2020’den beri gençlerle iş birliği yaparak deneyimlerini zenginleştiriyor ve gençlerin kendilerini ifade etmelerine olanak tanıyan bir platform olmaktan gurur duyuyor.

İletişimde kalalım

İçeriklerimize anında ulaşmak için haber bültenine üye olun!

    İçerikleri URL ile kaynak gösterip kısmen kullanabilirsiniz. Aksi halde telif haklarımız bulunmaktadır. ♥ siyahdergi.com 2020-2025 ©

    Tarih Cuma , 30 Ekim 2026