M.Ö. Yaşamış Sophokles, Antik Yunan’daki üç büyük trajedi yazarından biri olarak Antigone oyununu kaleme alan kişiydi. Devlet otoritesiyle kişinin kendi vicdanı ve içsel muhakemesi arasındaki çatışmayı konu alan bu ünlü eser, antik zamandan günümüze kadar ulaşabilmeyi başarmış zamansız bir oyun olarak değişmeyen duygulara hitap ediyor…
Antik Yunan Trajedisinin bütün tipik özelliklerini taşıyan Antigone oyunu, o zamanlardan günümüze edebiyata ve sinemaya ilham olmaya devam ediyor. Oyunu tamamıyla kavramak için ise Sophokles’in bir başka oyunu olan Oedipus okunmalı.
ANTİGONE OYUNUNUN YAZARI SOPHOKLES KİMDİ?

Atina’ya yakın olan Colonus şehrinde doğan Sophokles Antik Yunan edebiyatının en önemli 3 yazarından biri olarak dikkat çekiyor. Yazdığı 123 oyundan en ünlüsü Oedipus oyunu olarak biliniyor.
Güzel bir fiziğe, atletik güce ve müziğe olan yeteneğiyle tanınan Sophokles ailesinden oldukça iyi bir eğitim alır. Bu sayede M.Ö. 480 yılında Salamis Savaşından Yunanlıların Perslere karşı zaferini kutlamak için oluşturulan koronun başını yönetir.
440 yılında Sophokles 10 stratēgoi‘den biri olarak seçilir. Stratēgoi, silahlı kuvvetlerine emir gönderen yüksek rütbeli yöneticilere deniyor.
Oldukça refah seviyesi yüksek bir hayat yaşayan Sophokles son eserini yaşadığı topraklara övgü olarak adar. Bazı tarihçilere göre Spartalıların Atina’yı işgalini görmediği için Sophokles şanslı sayılıyor.
ANTİGONE OYUNU İKİLEMLER ARASINDAKİ ÇATIŞMAYI ANLATIYOR

Antigone oyunu bir tiyatro oyunundan ziyade sessiz bir başkaldırıyı simgeler. Devletin kurduğu değişmez yasalara karşı bireyin vicdanını merkeze alan tragedyanın ana karakteri ismini oyunun adından alır.
Tıpkı diğer Yunan Tragedyaları gibi bu oyununda da karakterlerin kişiliğinden ziyade olay örgüsü ön plandadır. Böylece seyirci karakterleri kişisel olarak yargılamak yerine olay örgüsünden kendi hayat felsefesine göre ahlaki bir ders çıkarmaya odaklanır.
Tragedyanın temel taşlarını ünlü filozof Aristoteles’in kurması dikkat çekiyor. Poetika adlı eserinde bu konuya geniş çaplı olarak odaklanıyor. Ona göre eserin ortasında bir dönüm noktası (climax) olmalı ve oyun bitiminde tüm düğümler çözümlenmelidir. Oyunun sonunda ise izleyiciler, merhamet ve korku duygularından kaynaklanan bir ruhsal arınma yani “Catharsis” yaşamalı. Bu ruhsal arınmadan kaynaklanan duyguların boşaltılması ise kişide bir rahatlama ve dinginlik yaratmalı.
Kral Oedipus ve Oedipus Kolonus’ta oyunlarıyla beraber Thebai Üçlemesi olarak anılan Antigone, Dünya edebiyatının ilk direniş örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.
Antigone, Kral Oedipus’un 4 çocuğundan biridir ve Oedipus’un oğulları taht kavgasından sonra birbirlerini öldürür. Eteokles onurlu bir cenaze töreniyle gömülürken diğer kardeş Polyneikes’in cesedi surların ötesinden çürümeye bırakılır. Bu adaletsizliğe dayanamayan ana karakterimiz ise yeni kral Kreon’a başkaldırır.
Kişinin kendi prensiplerinin devlet otoritesiyle çatışması oldukça trajik bir sonla anlatılır ve oyunun sonunda beliren tek duygu pişmanlık olur.
Kendi çapında anlamlı bir direniş sergileyen Antigone; tahmin edilenin aksine sessiz çığlıkların ardında kaybolmaz, cesaretinin yarattığı damgayla yüzyıllar boyunca tanınan bir simgesel figür haline gelir. Tragedyada gelişen geniş çaplı başkaldırının küçük ateşinin fitilleyen Antigone, değişemeyen insanın ruhuna hitap eden ahlaki ikilemlere de nokta koymayı başarır.
Oyunu İngilizce izlemek için TIKLAYIN veya aşağıdaki bağlantıdan izleyin…
Daha fazla kültür-sanat içeriği için bizi sosyal medya adreslerimizden takip edin!
Instagram'da @siyahdergicom,
Twitter'da @siyahdergi
ve TikTok'ta @siyahdergicom ♥
İçerikleri URL ile kaynak gösterip kısmen kullanabilirsiniz. Aksi halde telif haklarımız bulunmaktadır.












Yorum yaz