Haberler

Yaşama Özgürlüğü

Paylaş
Paylaş

Yaşama Özgürlüğü

Hepimiz neden başka insanlar adına kararlar vermeye çalışırız? Sürekli kendimi bu soru ve benzerleri üzerine düşünürken buluyorum artık. Asla da bir çözüme ya da mantıklı bir cevaba ulaşamıyorum. Neden bir insan böyle bir şey yapma gereği duyar ki? Sonuçta karşıdakinin kendi hayatı hakkında yapacağı seçimler, yine seçimi yapanı etkileyecek. Eğer kararlar alan ülkenin başında falan değilse, bu insanların hayatına burnunu sokanları etkileyen hiçbir şey yok.

Bu kadar basit bir şeyi göremeyecek kadar nasıl beyin yoksunu olabilir ki bir insan? Buna da mantıklı bir açıklama bulamıyorum asla. Çünkü çok basit bir çıkarım bu. Karşımdakinin düşünceleri, yaptıkları, yaşam tarzı, benim kişisel alanıma girmeyecek şekildeyse neden ben ona karışıyorum ki? Neden neyi nasıl yapacağına karışıyorum, neden hayatına müdahale ediyorum? Neden karşıdaki kişi evlenmedi diye hakkında yorumlar yapabiliyorum ya da başkalarının haklarını tek bir kelime ile ellerinden alabiliyorum? Neden başkalarının tercihlerini kınıyorum, onlara her türlü şiddeti uyguluyorum? Ancak, bu soruların tek bir tanesine bile mantıklı bir sebep ve açıklama bulamıyorum.

Burada siyasi anlamda konuştuğumu düşünüyor olabilirsiniz ama ben sadece siyasetten bahsetmiyorum. Bunun örnekleri çevremizde çok fazla var. Sokakta gördüğümüz teyzeler ve amcalardan, üniversite bitirmiş veya profesör olmuş insanlara kadar. Herkes birbiri hakkında yorumlar yapıyor, karşıdakini yadırgıyor ya da kararlar alıyor. Arkadaşlarıyla buluştuğunda başkalarının dedikodusunu yapanlar, “Sen hala daha şunu yapmadın mı?” veya “Sen ne anlarsın ondan. Yapamazsın da zaten. Başka bir şey yap.” diye üstlerine vazife olmayan şeyleri söyleyen insanlar, herkes ve her şey hakkında söyleyecek bir sözü olanlar ve bunun gibi başkalarının yaşamları hakkında yorumlar yapan binlerce insan. Daha bunlara kendi fikirlerini başkalarına zorla dayatmaya çalışanları eklemiyorum bile.

Tüm bunlar yüzünden ülkeden memnun olmayan o kadar genç var ki, kimse mutlu değil hayatından. Tabii, gençlerin hatta tüm insanların mutlu olmamasının başka sebepleri de var. Ancak yazıda fazla siyasete girmek istemiyorum. Hayatımdan memnun olmak için büyük çabalar sarf ederken, başıma bir şeylerin gelmesini istemem ama hayatın gerçekleri bunlar. Kimse yaşam standartlarından memnun değil.

Konumuza dönecek olursak, onca derdin içinde insanlar en azından hayatlarına karışılmasını istemiyor. Sadece yaşamak istiyorlar. Özellikle gençler… Yirmili yaşlarını sıkıntılar, dertler ve olaylar ile geçirmekte olan şanssız gençler… Hâlbuki sadece yurtdışındaki yaşıtları gibi özgür olmak istiyorlar. En güzel yaşlarında yaşadıkları hayat zaten zor. Üstüne bir de kendilerine karışılması, iyice deli ediyor onları. Bırakın bari hayatlarının gidişatı kendi ellerinde olsun. En azından buna izin verin.

 

Paylaş

Yorum yaz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili içerikler
Haberler

Yeni Nesil Dijital Eğlence Kültüründe Yüksek Performans Standartları

Teknolojik gelişmeler, bireylerin boş zamanlarını değerlendirme biçimlerini kökten değiştirirken dijital oyun dünyası...

Met Gala 2026.
Haberler

Sanatın Bedende Varoluşu: Met Gala 2026

Her yıl Mayıs ayında düzenlenen Met Gala, bu sene de kostümleriyle çok...

Hıdırellez.
Haberler

Dileklerin Gerçek Olduğu O Gece: Hıdırellez Gecesi

5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece tutulan dilekler gerçek oluyor. Tabiki bu...

Haberler

Chanel’den Ayakkabı Tanımını Sorgulatan Tasarım: “Barefoot Heel Cap”

Chanel’in Biarritz’de sergilediği Cruise 2027 koleksiyonu, lüks ve zarafetle dolu bir atmosferde...

Siyah Dergi, 2020’den beri gençlerle iş birliği yaparak deneyimlerini zenginleştiriyor ve gençlerin kendilerini ifade etmelerine olanak tanıyan bir platform olmaktan gurur duyuyor.

İletişimde kalalım

İçeriklerimize anında ulaşmak için haber bültenine üye olun!

    İçerikleri URL ile kaynak gösterip kısmen kullanabilirsiniz. Aksi halde telif haklarımız bulunmaktadır. ♥ siyahdergi.com 2020-2025 ©

    Tarih Perşembe , 21 Mayıs 2026