Fatih Sultan Mehmet’in stratejik olarak boğazın iki kıyısına yaptırdığı Kale-i Sultaniye ve Kilitbahir Kalesi tarihi bir gerçeklikten çok bir yaşanmışlık sunuyor. Çanakkale’nin en ünlü simgesi olan bu iki kale boğazın en dar yakasını süslemeye asırlardır devam ediyor.
Kilitbahir Kalesi sadece bir askeri üsten fazlası. Aynı zamanda acının, yok oluşun ve yeniden doğuşun simgesi. 1. Dünya Savaşı’nda kullanılan bu iki kale, o dönem savaş psikolojisini yaşayan insanların acılarını surlarına işlemiş ve kaybedilen canlara ortak olmuş manevi değeri yüksek yapılar olarak modern dünyada kendine yer ediniyor.
İSTANBUL’UN FETHİNDEN 1. DÜNYA SAVAŞINA

Boğazın kilidi anlamına gelen Kilid-ül Bahir, Fatih Sultan Mehmet zamanında İstanbul’un fethinden sonra inşa ediliyor. O dönemden beri boğaza giriş çıkış yapan bütün gemiler burada durduruluyor ve kontrolü yapılıyor.
Stratejik olarak boğazın en dar kısmına biri Anadolu yakasında diğeri Avrupa kıyında olmak üzere iki kale yapılıyor ve boğazın kontrolü sağlamlaştırılıyor. Özellikle üç yapraklı yonca mimarisiyle dikkat çeken kale; dış sur, iç sur ve ana kule olmak üzere üç alandan oluşuyor.
1. Dünya Savaşında topların atılması için kullanılan bu iki simetrik kale sayesinde düşman kuvvetleri için boğazdan geçmek imkânsız hale geliyor çünkü topların ulaşamadığı ölü alan yok.
ANADOLU YAKASINDAKİ EŞİ: KALE-İ SULTANİYE

Halk arasında Çimenlik Kalesi olarak da bilinen Kale-i Sultaniye günümüzde Çanakkale Boğaz Komutanlığı denetiminde askeri bir müze olarak hizmet veriyor. Kilitbahir kalesinin tam karşısına, Anadolu yakasına, inşa edilen kalenin surları içerisinde çeşitli ressamların çizdiği kale resimleri ve balmumu heykelleri yer alıyor.
Müze olarak kullanılan bahçenin içerisinde ise 1. Dünya savaşında kullanılmış ve daha sonra denizden çıkarılmış toplar, mayınlar ve top taşıma arabaları bulunuyor. Ayrıca 18 Mart 1915 günü Queen Elizabeth gemisinden atılan yarım ton ağırlığındaki topun patlamadan kalenin surlarını delmesi ise halen Çimenlik Kalesinde restore edilmeden sergileniyor.
KİLİTBAHİR KALESİNİN BULUNDUĞU ECEABAT İLÇESİ

Çanakkale’den feribotla 25 dakika olan Eceabat ilçesine giderken “DUR YOLCU” yazısı sizi karşılar ve tarihi topraklara ayak bastığınızı hemen fark edersiniz. Gelibolu Tarihi Yarımadası olarak geçen bölge şehitler için yapılmış birçok anıt mezar içerir.
Alçıtepe’de bulunan Hilal-i Ahmer Hastanesinin canlandırma alanı ise Çanakkale Savaşlarının ne kadar zor şartlarda yapıldığını gözler enine serer. Kızılay cemiyetinin kurduğu seyyah hastaneler savaş zamanı büyük öneme sahipti. Anestezisiz yapılan operasyonların ne denli zor şartlarda gerçekleştirildiğine tanıklık etmenizi sağlayan müze, günümüz insanına vatanın zor şartlarda kazanıldığını hatırlatıyor ve atalarına bir kez daha minnet duymasını sağlıyor.
Kilitbahir Kalesinden başlayacağınız tura Alçıtepe’ye uğrayarak Çanakkale Şehitliğinde devam etmek 1. Dünya Savaşında verilen mücadeleyi bütüncül kavramanızı sağlayacak. Kilitbahir Kalesi çevresindeki yapılar ile anlam kazanıyor. Savaşın birinci elden tanığı olarak geçmişteki mücadeleyi günümüze aktarıyor.












Yorum yaz